Ceza Hukuku
Ceza Hukukunda Fail

Ceza hukukunda fail; suçun kanuni tanımında yer alan fiili bizzat veya başkasını araç olarak kullanarak gerçekleştiren kişidir. TCK m. 37 kapsamında asıl faillik, müşterek faillik ve dolaylı faillik olmak üzere üç faillik biçimi düzenlenmiştir. Şerik ise suçun kanuni tanımındaki fiili doğrudan gerçekleştirmeyen; azmettirme (TCK m. 38) veya yardım etme (TCK m. 39) yoluyla katkıda bulunan kişidir. Müşterek faillik için fiil üzerinde ortak hakimiyet zorunludur; bu olmadan şerik statüsü oluşur ve indirimli ceza uygulanır.

TCK m. 37, m. 38, m. 39, m. 40 ve m. 20 – Kanun Metinleri

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

Madde 37 – Faillik
TCK m. 37/1 – Müşterek Faillik(1) Suçun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştiren kişilerden her biri, fail olarak sorumlu olur.

TCK m. 37/2 – Dolaylı Faillik(2) Suçun işlenmesinde bir başkasını araç olarak kullanan kişi de fail olarak sorumlu tutulur. Kusur yeteneği olmayanları suçun işlenmesinde araç olarak kullanan kişinin cezası, üçte birden yarısına kadar artırılır.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

Madde 38 – Azmettirme
TCK m. 38/1(1) Başkasını suç işlemeye azmettiren kişi, o suçun cezası ile cezalandırılır.

TCK m. 38/2(2) Azmettirenin belli olmaması halinde, kim olduğunun ortaya çıkmasını sağlayan fail veya diğer suç ortaklarına verilecek cezada indirim yapılabilir.

TCK m. 38/3 – Üstsoy-Altsoy İlişkisi(3) Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılmak suretiyle suça azmettirme halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılır.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

Madde 39 – Yardım Etme
TCK m. 39/1 – Ceza(1) Suçun işlenmesine yardım eden kişiye; işlenen suçun ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, onbeş yıldan yirmi yıla; müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası verilir. Diğer hallerde cezanın yarısına kadar indirilir. Ancak bu durumda verilecek ceza sekiz yılı geçemez.

TCK m. 39/2 – Yardım Etme Halleri(2) Aşağıdaki hallerde kişi işlenen suçtan dolayı yardım eden sıfatıyla sorumlu olur: a) Suç işlemeye teşvik etmek veya suç işleme kararını kuvvetlendirmek veya fiilin işlenmesinden sonra yardımda bulunmayı vaat etmek. b) Suçun nasıl işleneceği hususunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak. c) Suçun işlenmesinden önce veya işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

Madde 40 – Bağlılık Kuralı
TCK m. 40(1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır. (2) Özgü suçlarda, ancak özel faillik niteliğini taşıyan kişi fail olabilir. Bu suçların işlenişine iştirak eden diğer kişiler ise azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulur. (3) Suça iştirakten dolayı sorumlu tutulabilmek için ilgili suçun en azından teşebbüs aşamasına varmış olması gerekir.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

Madde 20 – Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği
TCK m. 20/1(1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Gerçek kişiler dışında tüzel kişilere ceza yaptırımı uygulanamaz.

TCK m. 20/2 – Güvenlik Tedbirleri(2) Suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbirleri, tüzel kişiler hakkında da uygulanabilir.

5237 Sayılı TCK’da İştirak Sistemi – Fail ve Şerik Ayrımı

765 sayılı eski TCK; asli iştirak ve feri iştirak ayrımını benimsemekte ve bu ayrımın hangi durumda uygulanacağı tartışmalı kalmaktaydı. 5237 sayılı TCK; bu ayrımı kaldırarak iştirak şekillerini faillik ve şeriklik olmak üzere iki ana kategoride yeniden yapılandırmıştır.

Yeni sistemdeki temel ilke şudur: Fiilin işlenişi üzerinde hakimiyet kuran kişi fail; hakimiyet kuramayıp yalnızca katkıda bulunan kişi ise şeriktir. Bu ayrım; uygulanan cezayı doğrudan belirlemektedir.

Statü Kanun Maddesi Tanım Ceza
Asıl Faillik TCK m. 37/1 Suçu tek başına gerçekleştirme Tam suç cezası
Müşterek Faillik TCK m. 37/1 Ortak hakimiyet kurarak birlikte işleme Tam suç cezası
Dolaylı Faillik TCK m. 37/2 Başkasını araç kullanarak işleme Tam suç cezası (+artırım)
Azmettirme TCK m. 38 Suç işleme kararı verdirme Failin cezası aynen
Yardım Etme TCK m. 39 Suçun işlenişini kolaylaştırma 1/2 indirimli (maks. 8 yıl)
Asıl Faillik (Doğrudan Faillik)

Asıl Faillik (Doğrudan Faillik)

Asıl Faillik (Doğrudan Faillik)

Asıl faillik; suçun kanuni tanımında öngörülen tüm unsurları bizzat ve tek başına gerçekleştirmeyi ifade etmektedir. Bu; iştirak hükümlerine gerek kalmaksızın gerçekleşen en basit suç şeklidir.

Asıl faillikte herhangi bir başka kişinin varlığına ya da katkısına ihtiyaç yoktur. Fail; tüm unsurları kendisi oluşturmuş ve suçun işlenişi üzerinde tam hakimiyet kurmuştur. Bu statü; en ağır ceza yaptırımına tabidir; herhangi bir indirim uygulanmaz.

Müşterek Faillik TCK m. 37/1 – İki Zorunlu Koşul

Müşterek faillik ve dolaylı faillik farkı; ceza hukukundaki en kritik ayrımlardan biridir. Müşterek faillik için TCK m. 37/1 kapsamında iki zorunlu koşulun bir arada gerçekleşmesi gerekmektedir.

Koşul 1: Birlikte Suç İşleme Kararı

Suç ortakları arasında fiilin birlikte gerçekleştirilmesine yönelik ortak bir iradeye ve karara ihtiyaç vardır. Bu karar;

  • Suçtan önce açık biçimde alınabileceği gibi
  • Suçun icrası sırasında zımni olarak da oluşabilir
  • Ani gelişen bir karara dayanabilir (ani ortaya çıkan birlikte suç işleme kararı)

Dikkat: Birlikte suç işleme kararı olmaksızın, birbirinden habersiz iki kişinin aynı mağdura karşı aynı anda suç işlemesi; müşterek faillik oluşturmaz. Bu durumda her kişi kendi fiilinden ayrı ayrı sorumlu tutulur.

Koşul 2: Fiil Üzerinde Ortak Hakimiyet (Fonksiyonel Fiil Hakimiyeti)

Her suç ortağının suçun icrasına katkısının; suçun başarıyla işlenmesi açısından zorunlu ve işlevsel bir öneme sahip olması gerekmektedir. Yargıtay CGK 2022/196 – 2025/181 kararında bu unsur şöyle ifade edilmiştir: “Fiilin icrası veya sonuçsuz kalması ortak faillerden her birinin elinde bulunmaktadır.”

Fiili Hakimiyet Teorisi ve Yargıtay Uygulaması

Fiili hakimiyet teorisi yargıtay kararı kapsamında incelendiğinde; müşterek failliği azmettirmeden ve yardım etmeden ayıran temel ölçütün fonksiyonel fiil hakimiyeti olduğu görülmektedir. Bu kavram; Alman ceza hukukçusu Roxin tarafından geliştirilen Tatherrschaft teorisinin Türk hukukuna yansımasıdır.

Fiil üzerinde ortak hakimiyet kurulup kurulmadığının tespitinde dikkate alınan ölçütler:

  • Suç ortaklarının suçun icrasında üstlendikleri roller ve katkılarının taşıdığı işlevsel önem
  • Katkıdan vazgeçilmesinin suçun başarısını tehlikeye atıp atmayacağı
  • Suçun icrası aşamasında mı yoksa yalnızca hazırlık aşamasında mı katkı sağlandığı
  • Suçun tamamlanıp tamamlanmamasının failin elinde bulunup bulunmadığı

Gözcülük Örneği – Yargıtay’ın Belirleyici Tutumu: 765 sayılı eski TCK döneminde bir işyerinde silahlı yağmada dışarıda gözcülük yapan kişi; bazen asli fail bazen feri fail sayılmaktaydı. 5237 sayılı TCK ve Yargıtay CGK kararları; gözcülüğün suçun başarısı için zorunlu işlevsel katkı oluşturduğu hallerde, gözcünün de müşterek fail olarak tam cezayla yargılanması gerektiğini kesin olarak hükme bağlamıştır.

Müşterek Faillik Pratik Senaryolar – Yargıtay Örnekleri

Senaryo Statü Gerekçe
Banka soygununun A mağduru etkisizleştirirken B paranın alır Her ikisi müşterek fail Katkılar birbirini tamamlar; her ikisi de suçun icrası üzerinde ortak hakimiyet kurmuştur
5 kişi aynı anda mağdura ateş eder; 1 mermi isabet eder 5’i de müşterek fail Birlikte suç işleme kararı + müşterek katkı; yalnızca 1 kişinin mermi isabetinin bilinmemesi sonucu değiştirmez
Dışarıda gözcülük yapmak Müşterek fail Katkı suçun başarısı için zorunluluk arzediyorsa müşterek fail; arzzetmiyorsa yardım eden
Telsizle suçu yönlendirmek (olay yerinde değil) Müşterek fail Olay yerinde bulunmak şart değildir; uzaktan etkin koordinasyon da müşterek faillik oluşturur
Sanık suça önceden katılmamış, araçla suç mahallinden kaçışa yardım etmiş Yardım eden (TCK m. 39) Suçun icrasına müstakil fonksiyonel katkı yoktur; kaçışa yardım yardım etme kapsamındadır

Dolaylı Faillik TCK m. 37/2 – Araç Kullanma

Dolaylı faillikte; arka plandaki kişi (dolaylı fail) suçun icra hareketlerini bizzat gerçekleştirmez. Bunun yerine bir başkasını araç olarak kullanarak suçu meydana getirtir.

Araç Olarak Kullanılan Kişiler

Araç Kullanma Hali Örnek Dolaylı Fail Cezası
Kusur yeteneği olmayan kişi (çocuk, akıl hastası) 7 yaşındaki çocuğa çalması için yönlendirme Suçun cezası + 1/3 ile 1/2 artırım
Hataya düşürülmüş kişi Sahte belgeyle banka görevlisini kandırma Suçun tam cezası
Zorla yönlendirilmiş kişi (vis absoluta) Fiziksel baskıyla harekete zorlama Suçun tam cezası

Müşterek faillik, azmettirme veya yardım etme statüsünde yargılanıyor musunuz? Bu ayrım ceza miktarını belirleyicidir. İstanbul ceza avukatı ekibimizle değerlendirin.

Hukuki Danışmanlık Al

Azmettirme – TCK m. 38 Şartlar ve Ceza

Azmettirme tck 38 ve yardım etme tck 39 şeriklik kapsamının iki farklı boyutunu oluşturmaktadır. Azmettirme; suç işleme düşünce ve kastı bulunmayan birine suç işleme kararı verdirilmesidir.

Azmettirmenin Unsurları

  1. Azmettirilenin önceden suç işleme kararı bulunmaması: Kişi zaten suç işlemeye karar verdiyse; sonradan cesaretlendirenin ya da teşvik edenin rolü azmettirme değil, yardım etme kapsamında değerlendirilebilir
  2. Azmettirilenin suçun icrasına başlamış olması: Azmettirme; en azından suçun teşebbüs aşamasına gelmesini gerektirmektedir
  3. Nedensellik bağı: Azmettirenin etkisi ile azmettirilenin suç kararı arasında nedensellik bulunmalıdır

Azmettirme ile Müşterek Faillik Ayrımı

TCK’da failliğin şerikliğe önceliği ilkesi gereği; aynı suçu bizzat müşterek fail olarak da işleyen kişi; ayrıca azmettiren sıfatıyla cezalandırılamaz. Bu kişi yalnızca müşterek fail olarak yargılanır.

Yardım Etme – TCK m. 39: Maddi ve Manevi Yardım

Yardım etme; suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştirmeksizin suçun işlenişini destekleyen, kolaylaştıran ya da hazırlayan her türlü katkıyı kapsamaktadır.

Maddi Yardım (TCK m. 39/2/b-c)

  • Fiilin işlenmesinde kullanılan araçları sağlamak
  • Suçun işlenmesinden önce yardımda bulunmak
  • Suçun işlenmesi sırasında icrasını kolaylaştırmak
  • Örnek: Silah temin etmek
  • Örnek: Ev planını göstermek

Manevi Yardım (TCK m. 39/2/a)

  • Suç işlemeye teşvik etmek
  • Suç işleme kararını kuvvetlendirmek
  • Fiilin işlenmesinden sonra yardım vaadi
  • Suçun nasıl işleneceğini anlatmak
  • Örnek: Ödül vaat etmek

Yardım Etme ile Müşterek Failliği Ayıran Kritik Ölçüt: Yardım edenin katkısı suçun icrasında müstakil fonksiyonel öneme sahip değildir; suçu yalnızca kolaylaştırmaktadır. Buna karşılık müşterek failde katkıdan vazgeçilmesi suçun başarısını tehlikeye atar. Yargıtay CGK; her somut olayda eylemin yapılması için verilen kararı, bu kararın icra biçimini, olay öncesi-sırası-sonrası davranışları bir bütün olarak değerlendirerek statü belirlemektedir.

Suça Katılanların Ceza Oranları ve Karşılaştırma Tablosu

Statü Temel Suç Cezası Ağırlaştırılmış Müebbet Halinde Müebbet Hapis Halinde Notlar
Asıl / Müşterek Fail Tam suç cezası Ağırlaştırılmış müebbet Müebbet hapis Herhangi bir indirim yok
Dolaylı Fail (normal) Tam suç cezası Ağırlaştırılmış müebbet Müebbet hapis İndirim yok
Dolaylı Fail (kusur yeteneği olmayan araç) +1/3 ile +1/2 artırım Artırımlı Artırımlı TCK m. 37/2 son cümle
Azmettiren Failin aldığı cezanın aynısı Ağırlaştırılmış müebbet Müebbet hapis Üstsoy-altsoy ilişkisinde +1/3 ile +1/2
Yardım Eden Ceza 1/2 indirimli (maks. 8 yıl indirim) 15-20 yıl arası 10-15 yıl arası TCK m. 39/1

Bağlılık Kuralı – TCK m. 40

Suça katılanların ceza oranları ve bağlılık kuralı; iştirak sisteminin temel ilkesini oluşturmaktadır. TCK m. 40 kapsamındaki bağlılık kuralı şu üç temel ilkeyi içermektedir:

  • Temel bağlılık: Suça iştirak için; kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Failin kusurlu olması aranmaz; akıl hastasının işlediği suça iştirak mümkündür
  • Kişisel nedenler: Diğer suç ortağını cezalandırmayı engelleyen ya da cezasını azaltan kişisel nedenler (yaş, akıl hastalığı, zorunluluk hali) yalnızca o kişiye yarar sağlar; diğer suç ortaklarını etkilemez
  • Teşebbüs şartı: Suça iştirakten sorumlu tutulabilmek için suçun en azından teşebbüs aşamasına gelmesi zorunludur. Hazırlık aşamasında kalan fiil için iştirak sorumluluğu oluşmaz

Özgü Suçlarda Faillik ve Şeriklik

Özgü suçlar; yalnızca belirli bir niteliğe (kamu görevlisi, doktor, yakın akraba gibi) sahip kişilerin işleyebildiği suçlardır. TCK m. 40/2 bu konuda özel bir düzenleme getirmektedir.

Özgü suçlarda iştirak kuralları şöyle işler:

  • Fail olabilmek için: Özel faillik niteliğine (kamu görevlisi, ilgili meslek mensubu) sahip olmak zorunludur
  • Bu niteliği taşımayan kişiler: Suçun işlenişine katılsalar dahi fail değil; azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulurlar
  • Örnek: Zimmet suçunda (TCK m. 247); yalnızca kamu görevlisi fail olabilir. Kamu görevlisi olmayan kişi zimmet suçuna katılırsa; azmettiren ya da yardım eden sıfatıyla yargılanır

Tüzel Kişilerin Ceza Sorumluluğu – TCK m. 20

Tüzel kişilerin ceza sorumluluğu tck 20; Türk ceza hukukunun temel ilkelerinden birine dayanmaktadır: Ceza sorumluluğunun şahsiliği.

Tüzel Kişilere Ceza Yaptırımı Uygulanamaz

TCK m. 20/1; tüzel kişilerin (şirket, dernek, vakıf) hapis cezası dahil herhangi bir ceza yaptırımına tabi tutulamayacağını açıkça hükme bağlamıştır. Bu; ceza sorumluluğunun yalnızca gerçek kişilere ait olduğu ilkesinin doğrudan sonucudur.

Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğu

Şirket adına suç işleyen ya da suçun işlenmesine sebep olan gerçek kişi yöneticiler, müdürler ve diğer yetkililer; kendi kusurlu fiillerinden fail sıfatıyla sorumlu tutulur. Şirket tüzel kişiliğinin arkasına sığınmak; gerçek kişilerin ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.

Tüzel Kişilere Güvenlik Tedbirleri

TCK m. 20/2 ve m. 60 kapsamında tüzel kişilere güvenlik tedbiri olarak;

  • Faaliyet izninin iptali ya da askıya alınması
  • Yargılama konusu suçta kullanılan araçların müsaderesi
  • Kazanç müsaderesi uygulanabilmektedir

Pratik Uyarı: “Şirket suç işledi” yargısı; gerçek kişi yöneticilerin ceza sorumluluğunu asla ortadan kaldırmaz. Suçu şirket adına bizzat işleyen ya da şirket kararıyla işleyen yönetici, ortak veya yetkili; fail sıfatıyla yargılanır ve hapis cezasına çarptırılabilir. Bu nedenle şirket aracılığıyla işlenen suçlarda bireysel sorumluluk analizi zorunludur.

Suç Ortağının Gönüllü Vazgeçmesi

Müşterek faillerden veya şeriklerden birinin suç işlenmeden önce ya da sırasında gönüllü vazgeçmesi; yalnızca o kişi bakımından sonuç doğurmaktadır.

  • Gönüllü vazgeçen suç ortağı; o ana kadarki hareketi ayrı bir suç oluşturuyorsa yalnızca o suçtan ceza alır
  • Diğer suç ortakları; suça devam edip bitirirse gönüllü vazgeçenin cezasızlığından yararlanmaz
  • Gönüllü vazgeçme; bağlılık kuralı çerçevesinde diğer suç ortaklarına sirayet etmez
  • Yardım edenin geri çekilmesi: Yardım edenin katkısını aktif olarak geri alması ya da etkisiz kılması; gönüllü vazgeçme sayılmak için yeterlidir
Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararları

Yargıtay CGKE. 2022/196 – K. 2025/181
Müşterek Faillik İçin Birlikte Suç İşleme Kararı ve Fiil Üzerinde Ortak Hakimiyet Zorunludur
Yargıtay CGK; müşterek faillikten söz edebilmek için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerektiğini hükme bağlamıştır: Birlikte suç işleme kararı ve fiil üzerinde müşterek hakimiyet. Ortak hakimiyetin kurulup kurulmadığının tayininde suç ortaklarının suçun icrasındaki rol dağılımları ve suçun işlenişine bulunulan katkının taşıdığı fonksiyonel önem esas alınır. Müteadit suç ortağının ateşlediği mermilerden yalnızca birinin isabet etmesi halinde dahi; tüm suç ortakları tamamlanmış kasten öldürmeden sorumlu tutulur.
Sonuç: Birlikte suç işleme kararı + fiil üzerinde ortak hakimiyet; müşterek failliğin iki zorunlu koşuludur. Neticenin kimin hareketinden kaynaklandığının bilinmemesi; ortak kararla hareket eden tüm suç ortaklarının tam cezayla yargılanmasını engellemez.
Yargıtay CGKE. 2018/180 – K. 2021/400
Yardım Etme ile Müşterek Faillik Arasındaki Kritik Ayrım: Fiil Üzerinde Ortak Hakimiyet Var mı?
Uyuşturucu madde ticareti suçunda bazı suç ortaklarının müşterek fail, bazılarının yardım eden sayılıp sayılamayacağının tartışıldığı davada Yargıtay CGK; suça iştirak şekillerinin belirlenmesinde eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, icra biçiminin, olay öncesi-sırası-sonrası davranışların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Suçun icrasına müstakil ve fonksiyonel katkıda bulunan sanık; müşterek fail sayılmıştır.
Sonuç: Yardım etmeyi müşterek faillikten ayıran en önemli unsur; fiil üzerinde ortak hakimiyetin bulunmamasıdır. Suçun başarısı için zorunlu katkı müşterek faillik; kolaylaştırıcı katkı ise yardım etme oluşturur.
Yargıtay CGKE. 2020/130 – K. 2022/240
Dolaylı Faillik – Gerçeğe Aykırı Belgeyle Banka Görevlisinin Hatadan Yararlanılarak Araç Olarak Kullanılması
Sahte belgelerle yapılan başvuru üzerine banka görevlisinin hatasından yararlanılarak sahte kart üretilmesinin sağlandığı davada Yargıtay CGK; arka plandaki kişinin dolaylı fail olarak sorumlu tutulması gerektiğini hükme bağlamıştır. Dolaylı faillikte; arka plandaki kişi suçun icrasına doğrudan katkıda bulunmamakla birlikte; araç olarak kullandığı kişi üzerinde hakimiyet kurarak suçu meydana getirtmektedir.
Sonuç: Başkasının hatasından yararlanılarak araç olarak kullanılması; dolaylı faillik oluşturur. Araç olarak kullanılan banka görevlisi suçtan sorumlu tutulmazken; başvuran kişi dolaylı fail sıfatıyla cezalandırılır.
Yargıtay CGKE. 2019/30 – K. 2019/381
Bıçaklayanın Yanında Yer Alarak Sayıca Üstünlük Sağlamak – Müşterek Faillik Oluşturur
Sanığın kasten öldürme suçunu bizzat işlememekle birlikte; suç ortağının yanında yer alarak mağdurun direncini kırarak fiziksel üstünlük sağladığı, engelleyici bir söz söylemeksizin suçun sonuna kadar devam ettiği olayda Yargıtay CGK; sanığın müşterek fail olarak sorumlu tutulması gerektiğini belirlemiştir. Sayıca üstünlük sağlamak ve mağdurun savunmasını zaafa uğratmak; ortak hakimiyet unsurunu karşılamaktadır.
Sonuç: Suçu bizzat işlememek; müşterek faillik statüsünü ortadan kaldırmaz. Olay yerinde bulunarak mağdurun direncini kırmak, sayıca üstünlük sağlamak ve engelleyici davranmamak; ortak hakimiyetin kuruluşuna karine oluşturur.
Yargıtay 6. Ceza DairesiE. 2025/1239 – K. 2025/4611
Birlikte Hareket Eden Sanık Müşterek Fail Sayılır; Azmettirme Hükümleri Uygulanamaz
Sanığın suç ortağıyla birlikte hareket ederek nitelikli yağma suçuna doğrudan katıldığı davada Yargıtay 6. CD; birlikte fikir ve eylem birliği içinde hareket eden ve suçun icrasına etkin-fonksiyonel katkıda bulunan sanık hakkında TCK m. 37/1 kapsamında müşterek faillik hükümlerinin uygulanması gerektiğine; azmettirme hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna hükmetmiştir. Yargıtay’a göre failliğin şerikliğe önceliği ilkesi gereği bu durum azmettirme değil, müşterek faillik oluşturur.
Sonuç: Suçu müşterek fail olarak bizzat işleyen kişi; ayrıca azmettiren sıfatıyla cezalandırılamaz. Failliğin şerikliğe önceliği ilkesi gereğince yalnızca müşterek fail statüsü uygulanır.
Yargıtay CGKE. 2022/396 – K. 2022/860
Barın Önünü Boşaltmak Suretiyle Ateş Edilmesini Kolaylaştırmak – Müşterek Faillik
Sanığın barın önünde havaya ateş ederek kalabalığı dağıttığı ve böylece suç ortağının kişiye kolayca ateş etmesini sağladığı davada Yargıtay CGK; sanığın fikir ve irade birliği içinde barın önünü ve sokağı boşaltmak suretiyle suç ortağının eylemi üzerinde iradi ve fiili hakimiyet kurduğunu belirlemiştir. Bu durum; TCK m. 37/1 kapsamında müşterek faillik oluşturmaktadır.
Sonuç: Olay yerinde bulunarak suçun başarılı şekilde gerçekleşmesini fiilen kolaylaştırmak; özellikle diğer suç ortağının hareket alanını açmak; müşterek faillik kapsamındadır.

Özet Tablo

Kavram TCK Maddesi Tanım Ceza Sonucu
Asıl Faillik m. 37/1 Suçu tek başına işleme Tam suç cezası
Müşterek Faillik m. 37/1 Ortak hakimiyet + birlikte suç işleme kararı Tam suç cezası
Dolaylı Faillik m. 37/2 Başkasını araç kullanarak suç işleme Tam ceza (kusur yeteneğinde +1/3 ile +1/2)
Azmettirme m. 38 Suç kararı verme – suç işleme düşüncesi yoksa Failin cezası aynen (üstsoy +1/3 ile +1/2)
Yardım Etme m. 39 Suçun işlenişini kolaylaştırma 1/2 indirimli (maks. 8 yıl indirim)
Bağlılık Kuralı m. 40 İştirak için teşebbüs aşaması yeterli; kişisel nedenler sirayet etmez Her kişi kendi fiiline göre
Özgü Suçta İştirak m. 40/2 Özel faillik sıfatı olmayan kişi azmettiren/yardım eden olur İndirimli
Tüzel Kişi m. 20 Ceza yaptırımı uygulanamaz; güvenlik tedbirleri uygulanabilir Yöneticiler fail sıfatıyla yargılanır
Resmi Kaynak TCK m. 37-40 ve m. 20 – mevzuat.gov.tr

Sıkça Sorulan Sorular

1. Ceza hukukunda fail ve şerik ne demektir?

Fail; suçun kanuni tanımında yer alan fiili bizzat ya da başkasını araç olarak kullanarak gerçekleştiren kişidir. TCK m. 37 kapsamında asıl faillik, müşterek faillik ve dolaylı faillik olmak üzere üç faillik biçimi mevcuttur. Şerik ise suçun kanuni tanımındaki fiili doğrudan gerçekleştirmeyen; ancak azmettirme (TCK m. 38) veya yardım etme (TCK m. 39) yoluyla katkıda bulunan kişidir. Fail; suçun tam cezasıyla yargılanırken şerik; durumuna göre indirimli ceza alır.

2. Bir suçun işlenmesine yardım eden kişi asıl fail kadar ceza alır mı?

Hayır. TCK m. 39 uyarınca yardım eden kişiye; suçun ağırlaştırılmış müebbet gerektirmesi halinde 15-20 yıl, müebbet gerektirmesi halinde 10-15 yıl hapis cezası verilir. Diğer suçlarda ise ceza yarısına kadar indirilir; ancak bu indirim en fazla 8 yıl olabilir. Bu nedenle yardım eden ile müşterek fail arasındaki ayrımın tespiti; ceza miktarı üzerinde son derece belirleyici etkiye sahiptir.

3. Dolaylı fail ne anlama gelir, kimleri kapsar?

Dolaylı faillik; TCK m. 37/2 kapsamında suçun işlenmesinde başka bir kişiyi araç olarak kullanmayı ifade eder. Araç olarak kullanılan kişi; genellikle kusur yeteneği olmayan birisi (çocuk, akıl hastası), hataya düşürülmüş ya da zorla yönlendirilmiş kişidir. Araç olarak kullanılan kişi suçtan sorumlu tutulmazken; arka planda yönlendiren kişi dolaylı fail sıfatıyla cezalandırılır. Kusur yeteneği olmayan kişi araç olarak kullanıldığında dolaylı failin cezası üçte birden yarısına kadar artırılır.

4. Bir şirketin işlediği iddia edilen suçtan dolayı şirket ortakları hapis cezası alır mı?

Tüzel kişiler; TCK m. 20/1 uyarınca hapis cezası dahil herhangi bir ceza yaptırımına tabi tutulamaz. Ceza sorumluluğu kişiseldir. Ancak şirket adına suçu bizzat işleyen ya da işlenmesine sebep olan yöneticiler, müdürler ve diğer yetkililer; gerçek kişi sıfatıyla fail olarak yargılanır ve hapis cezasına çarptırılabilir. Şirket tüzel kişiliği hakkında ise güvenlik tedbirleri (faaliyet izninin iptali, müsadere) uygulanabilmektedir.

5. Azmettiren kişi suçun cezasını aynen alır mı?

Evet. TCK m. 38/1 uyarınca başkasını suç işlemeye azmettiren kişi; o suçun cezası ile aynen cezalandırılır. Ancak azmettiren aynı zamanda suçu müşterek fail olarak da işlemişse; failliğin şerikliğe önceliği ilkesi gereğince yalnızca müşterek fail sıfatıyla cezalandırılır. Üstsoy ve altsoy ilişkisinden doğan nüfuz kullanılarak azmettirme halinde ise ceza üçte birden yarısına kadar artırılmaktadır.

6. Suç ortağı yarı yolda vazgeçerse ceza alır mı?

Suç ortağının gönüllü vazgeçmesi; yalnızca o kişi bakımından teşebbüs hükümlerinin uygulanmasını engeller. Ancak o ana kadarki katkısı başlı başına ayrı bir suç oluşturuyorsa bu suçtan yine de ceza alır. Diğer suç ortakları suça devam edip suçu tamamlarsa; gönüllü vazgeçen kişinin cezasızlığından onlar yararlanamaz. Bağlılık kuralı gereği kişisel nedenler diğer suç ortaklarına sirayet etmez.

7. Failin akıl hastası olması durumunda onu suça yönlendiren kişi nasıl cezalandırılır?

Akıl hastası kişiyi suç işlemesi için yönlendiren kişi; dolaylı fail (TCK m. 37/2) olarak sorumlu tutulur. Bu kişi; asıl suçun tam cezasını üçte birden yarısına kadar artırılmış biçimde alır. Akıl hastasının kusur yeteneğinin olmaması nedeniyle suçtan bizzat sorumlu tutulmaması; arkadaki yönlendiren kişinin ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz; aksine artırım nedeni oluşturur.

Yazarlar Hakkında

Bu içerik, AEK Hukuk bünyesindeki avukatlar tarafından hazırlanmış ve mesleki uzmanlık çerçevesinde denetlenmiştir.

Av. Turgut Ekrem

Av. Turgut Ekrem

Kurucu Ortak – Ceza Hukuku

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2019). Marmara Üniversitesi Özel Hukuk Yüksek Lisans öğrencisi. Ceza Hukuku ve AYM/AİHM bireysel başvurularında uzman. AEK Hukuk kurucu ortağı.

Av. Mehmet Salih Ayyıldız

Av. Mehmet Salih Ayyıldız

Kurucu Ortak – Ticaret ve Vergi Hukuku

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2019). İstanbul Üniversitesi Özel Hukuk Yüksek Lisans öğrencisi. Ticaret Hukuku, Gayrimenkul Hukuku ve Vergi Hukuku uzmanı. AEK Hukuk kurucu ortağı.

Fail, Müşterek Faillik veya Şeriklik Statüsünde Yanınızdayız

Müşterek faillik ile yardım etme ayrımı, dolaylı faillik, azmettirme statüsü veya tüzel kişi yöneticisi olarak ceza sorumluluğu konularında deneyimli İstanbul ceza avukatı ekibimizle iletişime geçin.

İstanbul Ceza Avukatı – AEK Hukuk

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ankara Avukat Ankara Çekişmeli Boşanma Avukatı Kült Avukatlık Sakarya Avukat Uzman Mütalaası İstanbul Avukat Ankara Boşanma Avukatı İzmir Ceza Avukatı Kripto Para Avukatı