Ceza Hukuku
Cinsel Saldırı Suçu

Cinsel saldırı suçu; Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesi kapsamında, bir kimsenin cinsel arzularını tatmin amacıyla, rızası dışında vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesidir. Kanunda eylemin niteliğine göre sarkıntılık, basit cinsel saldırı ve nitelikli cinsel saldırı olmak üzere üç farklı kategoriye ayrılır. Sarkıntılıkta 2-5 yıl; basit cinsel saldırıda 5-10 yıl; nitelikli cinsel saldırıda (tecavüz) 12 yıldan az olmamak üzere hapis cezası uygulanır. Nitelikli hallerde ceza yarı oranında artırılır. Suç şikayete tabi olmakla birlikte nitelikli hal re’sen soruşturulur.

Kanun Metni – TCK Madde 102

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar

Cinsel Saldırı – Madde 102
TCK 102/1 – Sarkıntılık ve Basit Cinsel Saldırı(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

TCK 102/2 – Nitelikli Cinsel Saldırı (Organ/Cisim Sokulması) ve Eşe Karşı(2) Fiilin vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.

TCK 102/3 – Nitelikli Haller (Yarı Artırım)(3) Suçun; a) Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, c) Üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı içinde bulunan bir kişiye karşı, d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte, e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan yararlanılarak, işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır.

TCK 102/4 – Cebir ve Kasten Yaralama(4) Suçun işlenmesi sırasında mağdurun direncinin kırılmasını sağlayacak ölçünün ötesinde cebir kullanılması durumunda kişi ayrıca kasten yaralama suçundan dolayı cezalandırılır.

TCK 102/5 – Ölüm veya Bitkisel Hayat Neticesi(5) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

Cinsel Saldırı Suçu Nedir?

Cinsel saldırı suçu; bir kişinin rızası dışında cinsel nitelikteki davranışlarla vücut dokunulmazlığının ihlal edilmesidir. TCK m. 102, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar başlığı altında düzenlenmiş olup korunan temel değer cinsel özgürlük ve cinsel dokunulmazlıktır.

Suçun mağduru 18 yaşını doldurmuş kişilerdir. 18 yaşından küçüklere yönelik cinsel saldırılar TCK m. 103 (çocuğun cinsel istismarı) kapsamında değerlendirilmektedir. Bu ayrım hem sınır hem de ceza miktarı bakımından kritik önem taşımaktadır.

Üç Kategori: Sarkıntılık – Basit – Nitelikli

Cinsel saldırı suçunun en özgün özelliği; eylemin niteliğine ve yoğunluğuna göre üç farklı kategoriye ayrılarak birbirinden farklı cezai yaptırımlara tabi tutulmasıdır.

Kategori Tanımı Ceza Şikayet
Sarkıntılık Ani, kısa süreli, tek hareketli cinsel amaçlı temas 2-5 yıl hapis Şikayete tabi (6 ay)
Basit Cinsel Saldırı Sarkıntılık düzeyini aşan, süregelen veya ısrarcı cinsel temas 5-10 yıl hapis Şikayete tabi (6 ay)
Nitelikli Cinsel Saldırı Organ veya cisim sokulması – tecavüz 12 yıl+ hapis Re’sen soruşturulur (eş hariç)

Sarkıntılık Düzeyinde Cinsel Saldırı (2-5 Yıl)

Sarkıntılık; cinsel saldırı suçunun en hafif biçimidir. 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Yargıtay içtihadına göre sarkıntılık; ani, kısa süreli ve tek bir hareketli eylemleri kapsar.

Sarkıntılık Kapsamına Giren Eylemler

  • Toplu taşımada üstüne sürtünme (anlık ve tek eylem)
  • Ani ve kısa süreli dokunma ya da sarılma girişimi
  • Mahrem bölgeye tek bir ani dokunuş
  • Kalabalık ortamda kasıtlı sürtünme

Sarkıntılık Kapsamına Girmeyen Eylemler (Basit Cinsel Saldırıya Girer)

  • Tekrarlayan, ısrarcı veya süregelen dokunuşlar
  • Dudak veya mahrem bölgeden öpme
  • Kıyafet içine girme girişimi
  • Uzun süreli vücut teması veya kavrama
  • Mahrem bölgeden okşama veya sıkma

Sarkıntılık ile Basit Hal Ayrımının Önemi: Bu ayrım ceza aralığını (2-5 yıl ile 5-10 yıl) ve HAGB olasılığını doğrudan etkilemektedir. Yargıtay bu sınırı; eylemin süresi, yoğunluğu, tekrarlanıp tekrarlanmadığı ve mağdur üzerindeki etkisi ölçütleriyle belirlemektedir.

Basit Cinsel Saldırı Suçu (5-10 Yıl)

Basit cinsel saldırı suçu; sarkıntılık düzeyini aşan ancak vücuda girme boyutuna ulaşmayan cinsel davranışlarla mağdurun vücut dokunulmazlığının ihlalidir. TCK m. 102/1’in temel hali budur; cezası 5 yıldan 10 yıla kadar hapistir.

Basit Cinsel Saldırı Kapsamına Giren Eylemler

  • Zorla öpme (dudak, boyun, yanak veya mahrem bölge)
  • Süregelen, ısrarcı ve tekrarlayan mahrem bölge dokunuşu
  • Kıyafet içine el sokma
  • Uzun süreli sarılma ve bedensel temas
  • Cinsel amaçla mahrem bölgeleri kavrama, sıkma veya okşama

Cinsel Amaç Zorunludur: Cinsel saldırı suçunun oluşabilmesi için eylemin cinsel amaçla gerçekleştirilmiş olması zorunludur. Tıbbi muayene, sporda normal temas, iş göreceliyle gerçekleştirilen dokunuşlar gibi cinsel içerik taşımayan temaslarda suç oluşmaz. Ancak cinsel amacın varlığı; eylemin yapılış biçimi, ortam, taraflar arası ilişki ve diğer olgusal kriterler üzerinden değerlendirilir.

TCK 102/2 – Nitelikli Cinsel Saldırı / Tecavüz (12 Yıl+)

TCK m. 102/2, cinsel saldırı suçunun en ağır biçimini düzenlemektedir. Halk arasında tecavüz olarak bilinen bu suç; vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmektedir. Ceza 12 yıldan az olmamak üzere hapistir; üst sınır kanunda açıkça belirlenmemiş olup nitelikli haller ve yargısal takdir yetkisiyle önemli ölçüde artabilir.

TCK m. 102/2 kapsamındaki suç; mağdurun şikayetine bağlı değildir ve savcılık tarafından resen soruşturulur. Tek istisna; bu fiilin eşe karşı işlenmiş olmasıdır.

Vücuda Organ veya Cisim Sokulması – Kapsam

TCK m. 102/2’nin uygulanabilmesi için organ veya cismin vücut boşluğuna fiilen sokulmuş olması zorunludur. Yargıtay içtihadı çerçevesinde kapsam:

  • Organ sokulması: Cinsel organ; eylemin hangi cinsiyet tarafından kime karşı işlendiğinden bağımsız olarak
  • Cisim sokulması: Sert cisim, cisim benzeri her türlü araç; elin parmakla sokulması da bu kapsamda değerlendirilmiştir
  • Vücut boşlukları: Vajinal, anal ve oral yollar bu kapsama girer

Yüzey Teması TCK 102/2 Kapsamına Girmez: Organ veya cismin vücut yüzeyine teması, ancak boşluğa sokulmamışsa TCK m. 102/1 kapsamında basit cinsel saldırı ya da sarkıntılık oluşturur; TCK m. 102/2’nin uygulanabilmesi için vücut boşluğuna girme zorunludur.

Eşe Karşı Cinsel Saldırı

TCK m. 102/2’nin son cümlesi uyarınca vücuda organ veya cisim sokulması biçimindeki cinsel saldırının eşe karşı gerçekleştirilmesi halinde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikayetine bağlıdır. Bu özel hüküm:

  • Yalnızca TCK m. 102/2 kapsamındaki eyleme uygulanır; TCK m. 102/1 (basit ve sarkıntılık) için şikayet zaten zorunludur
  • Evlilik birliği devam ettiği sürece geçerlidir
  • Boşandıktan sonra işlenen eylemler bu istisnadan yararlanamaz; re’sen soruşturulur

Boşanmış Eşe Yönelik Eylem: Yargıtay içtihadına göre boşanmanın kesinleşmesinden sonra işlenen TCK m. 102/2 eylemleri şikayete tabi değildir; resen soruşturulur. Boşanma sürecinde (hala evliyken) işlenen eylemler ise eş istisnası kapsamında kalır.

TCK 102/3 – Nitelikli Haller (Yarı Artırım)

TCK m. 102/3’te sayılan nitelikli hallerden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde gerek sarkıntılık (102/1 – 2. cümle), gerek basit hal (102/1 – 1. cümle) gerekse organ/cisim sokulması (102/2) için belirlenen ceza yarı oranında artırılır.

Bent Nitelikli Hal Açıklama
a Kendini savunamayacak kişiye karşı Uyku hali, alkol, ilaç etkisi, bilinç bozukluğu, ciddi bedensel/ruhsal özürlülük
b Kamu görevi, vesayet veya hizmet nüfuzunun kötüye kullanılması Öğretmen, işveren, vasi, kamu görevlisi konumunu istismar etme
c Üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı 1, 2, 3. derece akraba ve kayın hısımları
d Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte Tehdit veya zorlama aracı olarak fiilen kullanılan silah ya da iki ve daha fazla failin müşterek eylemi
e Toplu yaşam ortamından yararlanılarak Yurt, kışla, cezaevi, hastane, okul yatakhanesi gibi insanların birlikte kaldığı yerler

Ağır Netice Halleri – Ağırlaştırılmış Müebbet

TCK m. 102/4 ve 102/5 iki ayrı ağır netice halini düzenlemektedir:

TCK 102/4 – Orantısız Cebir ve Kasten Yaralama

Cinsel saldırı suçunun işlenmesi sırasında mağdurun direncini kırmak için gerekli ölçünün ötesinde cebir uygulanması halinde fail ayrıca kasten yaralama suçundan da cezalandırılır. Bu gerçek içtima kuralı; iki suçtan bağımsız olarak ceza uygulanmasını sağlamaktadır.

TCK 102/5 – Ölüm veya Bitkisel Hayat

Cinsel saldırı suçu sonucunda mağdurun bitkisel hayata girmesi veya hayatını kaybetmesi halinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. Bu düzenleme doğrudan uygulanır; temel ceza hesaplaması yapılmaz.

Cinsel Saldırı Suçu Ceza Tablosu

Cinsel Saldırı Suçu Ceza Tablosu

Cinsel Saldırı Suçu Ceza Tablosu

Durum Madde Temel Ceza Nitelikli Hal (+1/2)
Sarkıntılık 102/1 (2. cümle) 2-5 yıl 3-7,5 yıl
Basit cinsel saldırı 102/1 (1. cümle) 5-10 yıl 7,5-15 yıl
Organ/cisim sokulması 102/2 12 yıl+ 18 yıl+
Tüm haller + ağır cebir 102/4 Ayrıca kasten yaralama cezası
Tüm haller + ölüm/bitkisel hayat 102/5 Ağırlaştırılmış müebbet

Rızanın Hukuki Değeri

Cinsel saldırı suçunda mağdurun rızasının hukuki değeri uygulamada en çok tartışılan meseledir.

Rızanın Suçu Ortadan Kaldırdığı Durumlar

Gerçek ve özgür iradeyle verilmiş rıza; cinsel saldırı suçunun temel unsuru olan “rıza yokluğunu” ortadan kaldırır ve suçun oluşumunu engeller. Rızanın geçerli sayılabilmesi için:

  • Baskı, tehdit veya cebir bulunmamalıdır
  • Aldatma, hile veya yanıltma yoluyla alınmamış olmalıdır
  • Alkol veya uyuşturucu etkisi altında verilmemiş olmalıdır
  • Kişinin tam irade yeteneğine sahip olduğu anlarda verilmiş olmalıdır

Rızanın Geçersiz Sayıldığı Durumlar

  • TCK m. 102/3-a kapsamında kendini savunamayacak kişiler; bu kişilerin rızası hukuken geçersizdir
  • 18 yaşından küçükler; çocuğun rızası her koşulda geçersizdir (TCK m. 103)
  • Cebir, tehdit veya hile ile alınan rıza; başlangıçta “evet” denilmiş olması suçu ortadan kaldırmaz

Geç Gelen “Hayır”: Yargıtay içtihadına göre başlangıçta rıza gösteren kişi daha sonra rızasını geri alabilir. Rızanın geri alındığı andan itibaren devam eden eylem cinsel saldırı suçunu oluşturur.

18 Yaş Altı – TCK 103 ile Sınır

TCK m. 102, yalnızca 18 yaşını doldurmuş kişileri kapsamaktadır. 18 yaşından küçüklere yönelik cinsel eylemler TCK m. 103 (çocuğun cinsel istismarı) kapsamında değerlendirilir ve genellikle çok daha ağır yaptırımlar öngörülmektedir.

Durum Uygulanan Madde
Mağdur 18 yaşında veya daha büyük TCK m. 102 – Cinsel saldırı
Mağdur 15-18 yaş arası TCK m. 103 – Çocuğun cinsel istismarı
Mağdur 15 yaşından küçük TCK m. 103 – Ağırlaştırılmış çocuğun cinsel istismarı

Yaş Tespiti Kritik: Fail, mağdurun 18 yaşından büyük olduğu inancıyla hareket etmişse ve bu inanç makul gerekçelere dayanıyorsa, sanığın kastı ve olası yanılgısı TCK m. 30 kapsamında değerlendirilmelidir. Ancak bu savunma Yargıtay’da sıkı bir değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.

Mağdurun Beyanı ve Delil Değeri

Mağdurun Beyanı ve Delil Değeri

Mağdurun Beyanı ve Delil Değeri

Cinsel saldırı suçlarında olayların genellikle tanıksız ve fiziksel delilsiz bir ortamda gerçekleştiği gözetildiğinde, mağdurun beyanı en kritik delil niteliği taşımaktadır. Yargıtay, tutarlı ve hayatın olağan akışıyla örtüşen mağdur beyanının tek başına mahkumiyete yeterli olabileceğini kabul etmektedir.

Mağdurun Beyanının Güçlendiren Kriterler

  • Savcılık, sorgu ve duruşma aşamalarında tutarlılık
  • Olayı anlatan ayrıntıların somut ve inandırıcı olması
  • Kişi özellikleriyle uyumlu psikolojik tepkiler
  • Beyanı destekleyen deliller (mesaj kayıtları, tanıklar, adli rapor)
  • Olay sonrası davranışsal tutum

Mağdurun Beyanını Zayıflatan Kriterler

  • Farklı aşamalarda tutarsız ifadeler
  • Hayatın olağan akışıyla çelişen beyanlar
  • Aksi ispatlanmış somut olgular
  • Kişisel çıkar veya öfke güdüsü şüphesi

Adli Muayene – Neden Önemlidir?

Cinsel saldırı iddialarında adli tıp muayenesi; biyolojik materyal (DNA, spermatozoa), doku hasarı, ekimoz, mukoza yırtılması ve aktivite izleri bakımından kritik delil oluşturabilmektedir.

Adli Muayene Bir An Önce Yapılmalıdır: Cinsel saldırı sonrası biyolojik deliller çok hızlı kaybolmaktadır. En geç 72 saat içinde adli muayene yaptırılması delil değerini önemli ölçüde artırır. Muayene öncesinde banyo yapmamak, kıyafetleri değiştirmemek ve temizlememek delillerin korunması açısından son derece önemlidir.

Adli Muayene Negatif Çıkarsa: Yargıtay yerleşik içtihadına göre adli muayenede fiziksel bulgu bulunmaması tek başına beraate gerekçe oluşturmaz. Pek çok cinsel saldırı eylemi fiziksel iz bırakmaksızın gerçekleşebilmektedir.

Cinsel saldırı davasıyla karşı karşıya mısınız? Uzman bir İstanbul ceza avukatı ile şimdi danışın.

Hukuki Danışmanlık Al

Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Hal Şikayet Şikayet Süresi Uzlaşma Zamanaşımı
Sarkıntılık (102/1 – 2. cümle) Şikayete tabi 6 ay Uzlaşma dışı 15 yıl
Basit cinsel saldırı (102/1) Şikayete tabi 6 ay Uzlaşma dışı 15 yıl
Organ/cisim sokulması (102/2) Re’sen soruşturulur Uzlaşma dışı 30 yıl
Eşe karşı organ/cisim (102/2) Şikayete tabi 6 ay Uzlaşma dışı 30 yıl
Nitelikli haller (102/3) Re’sen soruşturulur Uzlaşma dışı 15-30 yıl

HAGB ve Erteleme

Cinsel saldırı suçunun tüm kategorilerinde HAGB olasılığı şu şekildedir:

  • Sarkıntılık (2-5 yıl): 2 yıl ve altında belirlenen cezalarda HAGB teorik olarak mümkün; ancak cinsel suçlarda mahkemelerin bu yola nadiren başvurduğu görülmektedir
  • Basit cinsel saldırı (5-10 yıl): Alt sınır 5 yıl olduğundan HAGB için gereken 2 yıl sınırı hiçbir koşulda karşılanamaz; HAGB mümkün değildir
  • Nitelikli cinsel saldırı (12 yıl+): HAGB yasal olarak mümkün değildir

Asılsız Suçlama Durumu

Gerçeği yansıtmayan cinsel saldırı şikayeti; TCK m. 267 (iftira) kapsamında suç oluşturabilir. Bu yola başvurabilmek için önce cinsel saldırı davasından beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı alınması gerekmektedir. Deneyimli bir İstanbul ceza avukatı bu süreçte stratejik değerlendirme ve hukuki destek sağlayabilir.

Cinsel Saldırı Suçu Yargıtay Kararları

Yargıtay Ceza Genel KuruluSarkıntılık – Temel Hal Ayrımı
Ani ve Kısa Süreli Temas Sarkıntılık; Israrcı ve Süregelen Eylem Temel Hal
Yargıtay CGK, sarkıntılık ile temel hal arasındaki sınırı belirleyen kriterleri netleştirmiştir. Sarkıntılık; ani, tek ve kısa süreli cinsel amaçlı teması ifade ederken temel hal bu sınırı aşan, ısrarcı, süregelen veya çoklu cinsel davranışları kapsar. Bu ayrımın; eylemin süresi, yoğunluğu, tekrar edip etmediği ve mağdur üzerindeki somut etkisi bütünlüğünde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Sonuç: Sarkıntılık ile temel hal ayrımı eylemin süresi, yoğunluğu ve devamlılığı bütünlüğünde belirlenir; tek bir olgusal kriter yeterli değildir.
Yargıtay 14. Ceza DairesiMağdur Beyanı – Tek Delil
Tutarlı Mağdur Beyanı Fiziksel Delil Olmaksızın Mahkumiyete Yetebilir
Davada mağdurun beyanı dışında somut fiziksel delil bulunmadığı, ancak mağdurun savcılık, sorgu ve duruşma aşamalarında tutarlı ve ayrıntılı beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. Yargıtay, tutarlı ve hayatın olağan akışıyla örtüşen mağdur beyanının destekleyici delil olmaksızın da mahkumiyete yetecek düzeyde olabileceğini; ancak beyanın titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini belirlemiştir.
Sonuç: Tutarlı mağdur beyanı tek başına mahkumiyete yeterlidir; ancak hayatın olağan akışıyla çelişmemesi ve titizlikle değerlendirilmesi zorunludur.
Yargıtay 14. Ceza DairesiAdli Muayene Negatif – Beraat Değil
Negatif Adli Muayene Tek Başına Beraat Gerekçesi Değildir
Adli muayenede fiziksel bulguya rastlanmadığını ileri sürerek beraat kararı verilmesini talep eden savunma değerlendirilmiştir. Yargıtay, adli muayene sonucunun negatif çıkmasının suçun işlenmediğini kanıtlamadığını; pek çok cinsel saldırı eyleminin hiçbir fiziksel iz bırakmaksızın gerçekleşebileceğini ve delil değerlendirmesinin bu olgusal gerçek gözetilerek yapılması gerektiğini belirlemiştir.
Sonuç: Adli muayenede bulgu olmaması tek başına beraat gerekçesi değildir; cinsel saldırı izler bırakmadan da gerçekleşebilir.
Yargıtay 14. Ceza DairesiParmak – Cisim Sokulması
Parmakla Sokulma TCK 102/2 Kapsamındadır
Sanığın cinsel organ kullanmaksızın parmakla sokulma gerçekleştirdiği davada eylemin TCK m. 102/1 mi yoksa TCK m. 102/2 mi kapsamında değerlendirileceği tartışılmıştır. Yargıtay, TCK m. 102/2’deki “sair cisim” ifadesinin parmağı da kapsadığını; vücut boşluğuna parmakla girmenin TCK m. 102/2 kapsamında 12 yıldan az olmamak üzere hapisle cezalandırılan nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğunu belirlemiştir.
Sonuç: Parmakla vücut boşluğuna sokulma “sair cisim” kapsamında TCK 102/2’ye girer; 12 yıl+ hapis cezası uygulanır.
Yargıtay 14. Ceza DairesiRızanın Geri Alınması
Başlangıçta Rıza Gösteren Kişinin Rızasını Geri Alması – Devam Eden Eylem Suçtur
Mağdurun eyleme başlangıçta rıza gösterdiğini, sonradan rızasını geri aldığını ve sanığın eyleme devam ettiğini ileri sürdüğü davada suçun oluşup oluşmadığı incelenmiştir. Yargıtay, başlangıçta verilen rızanın sonradan geri alınabildiğini; rızanın geri alındığı andan itibaren devam eden eylemin cinsel saldırı suçunu oluşturduğunu karara bağlamıştır. Failin rızanın geri alındığını algılamış ya da algılaması gerekmiş olması yeterlidir.
Sonuç: Başlangıçta verilen rıza her zaman geri alınabilir; rızanın geri alındığı andan itibaren devam eden eylem suç oluşturur.
Yargıtay 14. Ceza DairesiSilah Nitelikli Hali – TCK 102/3-d
Silah Nitelikli Hali İçin Silahın Suç Sırasında Fiilen Kullanılmış Olması Gerekir
Sanığın mağduru suç öncesinde silahlı tehdit ettiği ancak cinsel saldırı eylemini gerçekleştirirken silahı doğrudan kullanmadığı olayda TCK m. 102/3-d nitelikli halinin uygulanıp uygulanamayacağı incelenmiştir. Yargıtay, silah nitelikli halinin uygulanabilmesi için silahın cinsel saldırı eylemi sırasında tehdit ya da zorlama aracı olarak fiilen kullanılmış olmasını aramıştır; yalnızca suç öncesinde var olan silah bu hükmü uygulamaya sokmaz.
Sonuç: TCK 102/3-d için silahın suç sırasında fiilen kullanılmış olması zorunludur; önceki tehditte kullanılan silah tek başına bu nitelikli hali oluşturmaz.

Özet Tablo – TCK Madde 102

Bilgi Açıklama
Suç Tipi Cinsel Saldırı – Kasıtlı Suç
Korunan Değer Cinsel özgürlük ve cinsel dokunulmazlık
Sarkıntılık (102/1) 2-5 yıl hapis
Basit Cinsel Saldırı (102/1) 5-10 yıl hapis
Nitelikli Cinsel Saldırı (102/2) 12 yıl+ hapis
Nitelikli Hal Artırımı (102/3) Temel ceza + 1/2
Ölüm/Bitkisel Hayat (102/5) Ağırlaştırılmış müebbet hapis
Şikayet (102/1) Şikayete tabi (6 ay)
Şikayet (102/2) Re’sen soruşturulur; eşe karşı şikayete tabi
Uzlaşma Uzlaşma kapsamı dışı
HAGB Sarkıntılıkta (2 yıl altı) mümkün; diğerlerinde uygulanamaz
Zamanaşımı Sarkıntılık/basit: 15 yıl; organ/cisim: 30 yıl
Görevli Mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi
Mağdur 18 yaş altı TCK m. 103 uygulanır
Resmi Kaynak mevzuat.gov.tr – TCK Madde 102

Sık Sorulan Sorular

Cinsel saldırı suçunun cezası nedir?

Sarkıntılık düzeyinde 2-5 yıl; basit cinsel saldırıda 5-10 yıl; vücuda organ veya cisim sokulması suretiyle (tecavüz) 12 yıldan az olmamak üzere hapis cezası verilir. Nitelikli hallerde ceza yarı oranında artırılır. Ölüm veya bitkisel hayat neticesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis uygulanır.

Basit cinsel saldırı suçu nedir?

Sarkıntılık düzeyini aşan ancak vücuda girme boyutuna ulaşmayan cinsel temaslarla mağdurun vücut dokunulmazlığının ihlalidir. Zorla öpmek, süregelen cinsel dokunma, kıyafet içine el sokma gibi eylemler bu kapsamda değerlendirilebilir. TCK m. 102/1 kapsamında 5-10 yıl hapis cezası öngörülmüştür.

Cinsel saldırı suçunda şikayet süresi nedir?

TCK m. 102/1 kapsamındaki sarkıntılık ve basit cinsel saldırı şikayete tabi olup 6 aylık hak düşürücü süre uygulanır. Bu süre; fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren başlar. TCK m. 102/2 kapsamındaki nitelikli cinsel saldırı ise re’sen soruşturulur; tek istisna eşe karşı işlenme halidir.

Sarkıntılık ile cinsel saldırının temel hali arasındaki fark nedir?

Sarkıntılık; ani, kısa süreli ve tek hareketli cinsel amaçlı temasları kapsar (2-5 yıl). Temel hal ise sarkıntılık düzeyini aşan, süregelen, ısrarcı veya çoklu nitelikteki cinsel davranışları kapsar (5-10 yıl). Yargıtay bu ayrımı; eylemin süresi, yoğunluğu ve tekrarlanıp tekrarlanmadığı üzerinden belirlemektedir.

Eşe yönelik cinsel saldırı suç mudur?

Evet. TCK m. 102/2 uyarınca eşe karşı cinsel saldırı suçtur; ancak bu halin kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlıdır. Şikayetin geri alınması kovuşturmayı düşürür. TCK m. 102/1 kapsamındaki basit ve sarkıntılık düzeyindeki eylemler için şikayet zaten gereklidir.

Adli muayenede iz çıkmazsa beraat olunur mu?

Hayır. Yargıtay içtihadına göre adli muayenede fiziksel bulgu bulunmaması tek başına beraat gerekçesi değildir. Pek çok cinsel saldırı olayı izler bırakmadan gerçekleşebilmektedir. Mağdurun tutarlı ve inandırıcı beyanı fiziksel delil olmaksızın da mahkumiyete yetebilir.

Parmakla dokunma tecavüz sayılır mı?

Evet. Yargıtay, parmağın TCK m. 102/2’deki “sair cisim” kapsamına girdiğine ve vücut boşluğuna parmakla sokulmanın TCK m. 102/2 kapsamında 12 yıldan az olmamak üzere hapis cezasını gerektirdiğine hükmetmiştir.

Cinsel saldırı suçunda HAGB alınabilir mi?

Yalnızca sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırıda (102/1) 2 yıl ve altında ceza belirlenirse HAGB teorik olarak mümkün olmakla birlikte cinsel suçlarda mahkemelerin bu yola nadiren başvurduğu görülmektedir. Basit cinsel saldırı (5-10 yıl) ve organ/cisim sokulması (12 yıl+) için HAGB ve erteleme yasal olarak mümkün değildir. Deneyimli bir İstanbul avukat ile süreci en başından yürütmek belirleyici önem taşır.

Yazarlar Hakkında

Bu içerik, AEK Hukuk bünyesindeki avukatlar tarafından hazırlanmış ve mesleki uzmanlık çerçevesinde denetlenmiştir.

Av. Turgut Ekrem

Av. Turgut Ekrem

Kurucu Ortak – Ceza Hukuku

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2019). Marmara Üniversitesi Özel Hukuk Yüksek Lisans öğrencisi. Ceza Hukuku ve AYM/AİHM bireysel başvurularında uzman. AEK Hukuk kurucu ortağı.

Av. Mehmet Salih Ayyıldız

Av. Mehmet Salih Ayyıldız

Kurucu Ortak – Ticaret ve Vergi Hukuku

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2019). İstanbul Üniversitesi Özel Hukuk Yüksek Lisans öğrencisi. Ticaret Hukuku, Gayrimenkul Hukuku ve Vergi Hukuku uzmanı. AEK Hukuk kurucu ortağı.

Cinsel Saldırı Davalarında Yanınızdayız

Mağdur ya da sanık sıfatıyla; soruşturmanın ilk saatinden adli muayeneye, sarkıntılık – basit hal – nitelikli hal nitelendirmesinden HAGB talebine, asılsız suçlama savunmasından AYM bireysel başvurusuna kadar her aşamada yanınızdayız.

İstanbul Ceza Avukatı – AEK Hukuk

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ankara Avukat Ankara Çekişmeli Boşanma Avukatı Kült Avukatlık Sakarya Avukat Uzman Mütalaası İstanbul Avukat Ankara Boşanma Avukatı İzmir Ceza Avukatı Kripto Para Avukatı