Ceza Hukuku
Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma Suçu

Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu (TCK 302); Türkiye Cumhuriyeti topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliğine sokmaya, Türkiye’yi parçalamaya ya da devletin birliğini bozmaya yönelik elverişli eylemleri kapsamaktadır. Bu suç; Türk ceza hukukunun en ağır yaptırımlarından biri olan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. Suçun oluşabilmesi için eylemin bu amaçları gerçekleştirmeye nesnel olarak elverişli olması ve failin özel kastla hareket etmesi zorunludur.

Kanun Metni – TCK Madde 302

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar

Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma – Madde 302

TCK 302/1 – Temel Suç ve Ceza(1) Türkiye Cumhuriyeti Devletinin topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya Türkiye Cumhuriyetini kısmen veya tamamen yıkmaya ya da Devletin birliğini bozarak ülkeden bir kısmını ayırmaya elverişli eylemler gerçekleştiren Türk vatandaşı, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

TCK 302/2 – Bağımsız Suçlar İçin Gerçek İçtima(2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların da işlenmesi hâlinde, ayrıca bu suçlara ilişkin hükümler uygulanır.

Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma Suçu Nedir?

TCK m. 302; Türkiye Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğüne, siyasi birliğine ve devlet varlığına yönelik en ağır tehditleri cezalandıran, Türk ceza hukukunun en sert yaptırım normlarından birini içermektedir. Bu suç; doğrudan bir zarar değil, tehlike suçu niteliğindedir. Amaçlanan sonucun gerçekleşmesi şart değildir; bu sonuçlara yol açmaya elverişli eylemlerin gerçekleştirilmesi yeterlidir.

TCK m. 302, Türk Ceza Kanunu’nun “Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar” başlıklı ikinci kısım, birinci bölümünde yer almaktadır. Eski TCK m. 125 ile 126’nın birleştirilerek yeniden kaleme alınmış ve 2005 tarihli TCK ile hukuki sisteme kazandırılmıştır.

Korunan Hukuki Değer

TCK m. 302’nin koruduğu değerler üç temel başlık altında toplanmaktadır:

  • Toprak bütünlüğü: Türkiye’nin coğrafi ve siyasi sınırlarının yabancı devletlerin egemenliğinden azade kalması
  • Devlet birliği: Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tek siyasi otorite olarak bütünlüğünün korunması
  • Ülke bütünlüğü: Herhangi bir bölgenin Türkiye’den ayrılmasının önlenmesi; ülke topraklarının parçalanmaması

Bu değerlerin korunması; bireysel bir mülkiyet ya da özgürlük hakkının ötesinde ulusal varoluşun güvence altına alınmasını ifade etmektedir. Bu nedenle öngörülen yaptırım; TCK’daki en ağır ceza olan ağırlaştırılmış müebbet hapistir.

Maddi Unsur – Seçimlik Hareketler

TCK m. 302/1, suçun maddi unsurunu üç seçimlik hareket biçiminde belirlemiştir. Bu hareketlerden herhangi birinin gerçekleşmesi suçun maddi unsurunun oluşması için yeterlidir:

1. Yabancı Devlet Egemenliğine Koymak

Türkiye topraklarının tamamını veya bir kısmını başka bir devletin egemenlik alanına dahil etmek; toprak teslimi, siyasi kontrol devri veya fiili anlamda yabancı devlet hakimiyetinin kurulmasına zemin hazırlamak bu kapsamdadır.

2. Türkiye Cumhuriyetini Kısmen veya Tamamen Yıkmak

Devletin anayasal düzenini, kurumsal yapısını veya siyasi varlığını ortadan kaldırmaya yönelik elverişli eylemler bu kapsamda değerlendirilir. Bu hareket; devlet kurumlarının işlevsizleştirilmesini, siyasi sistemin çökertilmesini ya da devlet otoritesinin fiilen yok edilmesini hedefleyen eylemler bütününü kapsamaktadır.

3. Devlet Birliğini Bozarak Ülkeden Bir Kısmı Ayırmak

Türkiye’nin herhangi bir bölgesinin siyasi, idari veya fiili anlamda ülkeden koparılmasına yönelik hareketlerdir. Ayrılıkçı faaliyetlerin silahlı boyutu bu kapsama girerken; salt ifade ve düşünce özgürlüğü kapsamındaki talepler Yargıtay içtihadı ve AİHM standartları çerçevesinde ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulmaktadır.

En Kritik Unsur: Elverişlilik Kriteri

TCK m. 302, “elverişli eylemler” ibaresiyle bu suçun en kritik ve en çok tartışılan unsurunu barındırmaktadır. Elverişlilik; failin eyleminin, tanımlanan sonuçları gerçekleştirmeye nesnel olarak yeterli ve uygun olup olmadığı sorusuna yanıt aramaktadır.

Elverişlilik Kriteri Ne Anlama Gelir?

Yargıtay içtihadında elverişlilik; nesnel bir değerlendirme kriteri olarak ele alınmaktadır. Eylemin salt sanığın öznel niyetine değil, dışarıdan bakıldığında fiilen sonuca yol açma kapasitesine sahip olup olmadığına bakılmaktadır.

  • Elverişli kabul edilen eylemler: Silahlı çatışma örgütlenmesi, yabancı devlet istihbarat servisleriyle koordineli eylem, toprak kontrolü sağlamaya yönelik somut operasyonlar
  • Elverişlilik tartışmalı olan eylemler: Propaganda, basın açıklamaları, siyasi örgütlenme (AİHM standartları dikkate alınarak değerlendirilir)
  • Elverişsiz sayılabilen eylemler: Herhangi bir değişikliğe yol açma kapasitesinden tamamen uzak simgesel ya da bireysel eylemler

Elverişlilik Eşiği – Savunmanın Temel Zemini: Yargıtay, eylemin bu sonuçları sağlamaya nesnel olarak elverişli olmadığının kanıtlanması halinde TCK m. 302’nin uygulanamayacağını ve sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini yerleşik içtihadıyla belirlemiştir. Elverişlilik eşiğinin karşılanıp karşılanmadığı; savunmanın en güçlü itiraz zemini olmaya devam etmektedir.

Manevi Unsur – Özel Kast Zorunluluğu

TCK m. 302 yalnızca kasıtla işlenebilmektedir; taksirle TCK m. 302 suçunun oluşması mümkün değildir. Bunun ötesinde; bu suçun oluşabilmesi için failin özel kast taşıması gerekmektedir.

Özel kast; failin devletin toprak bütünlüğünü bozmak, ülkeyi parçalamak veya yabancı egemenliğe açmak gibi belirli amaçları güderek hareket etmesini ifade etmektedir. Bu özel amacı taşımaksızın gerçekleştirilen eylemler – ne kadar tehlikeli görünürse görünsün – bu madde kapsamında değerlendirilemez.

Manevi Tutum TCK 302 Uygulanır mı?
Ülke bütünlüğünü bozma amacıyla bilinçli eylem Evet – doğrudan kast
Bölünme sonucunu öngörerek kabullenerek eylem Tartışmalı – olası kast
Eylem gerçekleştirmiş ancak özel kast taşımıyor Hayır – TCK 302 uygulanamaz
Taksirle tehlikeli eylem Hayır – TCK 302 uygulanamaz

Özel Kastın İspatı Güçtür: Özel kastın varlığı; failin açıklamalarından, eyleminin bütünüyle değerlendirilmesinden ve nesnel olarak bu amaca hizmet eden davranış örüntüsünden çıkarılmaktadır. Kastın yokluğunun savunma aracılığıyla ortaya konulması; özellikle propaganda veya siyasi faaliyet boyutundaki suçlamalarda belirleyici önem taşımaktadır.

Fail ve Vatandaşlık Koşulu

Fail ve Vatandaşlık Koşulu

Fail ve Vatandaşlık Koşulu

TCK m. 302/1’in metninde “Türk vatandaşı” ibaresine yer verilmiştir. Bu; suçun yalnızca Türk vatandaşlarına uygulanabileceğini ortaya koymaktadır. Yabancı uyruklu kişilerin aynı nitelikteki eylemleri; devlete karşı diğer suç hükümleri veya uluslararası hukuk kapsamındaki düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilebilir.

Çift Vatandaşlık Durumu: Türkiye ile başka bir devletin vatandaşlığını birlikte taşıyan kişiler, Türk hukukunda Türk vatandaşı sayılmaktadır. Bu nedenle çift vatandaşlık durumu TCK m. 302’nin uygulanmasına engel oluşturmaz.

TCK 302 Cezası – Ağırlaştırılmış Müebbet

TCK m. 302/1; öngördüğü tek ceza olarak ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını belirlemiştir. Bu; Türk ceza hukukunun en ağır yaptırımıdır.

Ağırlaştırılmış Müebbet Hapsin Özellikleri

  • Hükümlü; cezaevinde tek kişilik odada barındırılır ve diğer mahkumlarla ortak alanlara erişimi kısıtlanır
  • Koşullu salıverilme ancak 30 yıl çekildikten sonra gündeme gelebilir; ancak bu suç kapsamında bu hak son derece kısıtlı biçimde tanınmaktadır
  • Etkin pişmanlık veya yaşlılık indirimi gibi kurumların uygulanabilirliği; özel kanun hükümlerine göre değerlendirilir

İndirim Mekanizmalarının Yokluğu: TCK m. 302 kapsamındaki mahkumiyetlerde; etkin pişmanlık, uzlaşma, HAGB veya cezanın ertelenmesi gibi standart ceza hukuku mekanizmaları uygulanamaz. Bu durum; suçlamanın en başından doğru hukuki zemine oturtulmasının yaşamsal önemini ortaya koymaktadır.

TCK 302/2 – Bağımsız Suçlar ve Gerçek İçtima

TCK m. 302/2 uyarınca bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların da işlenmesi halinde, ayrıca o suçlara ilişkin hükümler de uygulanır. Bu gerçek içtima kuralı şu anlama gelmektedir:

  • TCK m. 302 suçu kapsamında gerçekleştirilen eylemle birlikte kasten öldürme (TCK m. 81-82), adam kaçırma (TCK m. 109), yağma (TCK m. 148-149), mülkiyet suçları, irtikap, rüşvet gibi bağımsız suçlar da işlenmişse her biri için ayrı ceza verilir
  • TCK m. 302 kapsamındaki ana suç için ağırlaştırılmış müebbet verilirken birlikte işlenen suçlardan da ayrı yaptırım uygulanır
  • Bu durum; yargılamanın kapsamını, toplam ceza süresini ve yargılama sürecinin karmaşıklığını belirler

Tüzel Kişiler Hakkında Güvenlik Tedbiri

Bu suçun işlenmesinde tüzel kişilerin (dernekler, şirketler, vakıflar vb.) araç olarak kullanılması durumunda bu tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirlerine başvurulabilir. Güvenlik tedbirleri; tüzel kişiliğin faaliyetlerinin durdurulması veya kapatılması biçiminde uygulanabilmektedir.

TCK 302 ile TCK 303 ve TCK 314 Ayrımı

Ölçüt TCK 302 TCK 303 (Düşman Devlete Yardım) TCK 314 (Silahlı Örgüt)
Suçun Konusu Toprak bütünlüğü ve devlet birliği Savaş döneminde düşman devlete yardım Devleti ortadan kaldırma amacıyla silahlı örgüt
Fail Türk vatandaşı Türk vatandaşı Her kişi
Eylem Elverişli fiiller Düşman devlet lehine çalışma Silahlı örgüt kurma/yönetme/üyelik
Ceza Ağırlaştırılmış müebbet Ağırlaştırılmış müebbet Yönetici: 15 yıl+; üye: 7,5 yıl+
Özel Kast Zorunlu Zorunlu Örgüt kurma amacı zorunlu

Yargılama Usulü – CMK Özel Hükümler

TCK m. 302 kapsamındaki suçlar ağır ceza mahkemelerinde görülmektedir. Bu suçlara ilişkin kovuşturma; Cumhuriyet Başsavcısının izni veya talebiyle başlatılır. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında CMK’nın olağan yargılama usulleri uygulanmakla birlikte şu özellikler öne çıkmaktadır:

  • Uzun süreli tutukluluk halleri bu suç kapsamında daha yaygın biçimde uygulanmaktadır
  • Gizlilik kararlarının alınması daha olası bir durumdur
  • Terör suçlarıyla birlikte değerlendirilen dosyalarda TMK kapsamındaki özel usul hükümleri de gündeme gelebilmektedir
Tutukluluk ve Azami Süreler

Tutukluluk ve Azami Süreler

Tutukluluk ve Azami Süreler

TCK m. 302 kapsamındaki suçlar CMK m. 100/3’teki katalog suçlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle somut kaçma şüphesi veya delil karartma riski aranmaksızın kuvvetli şüphenin varlığı tek başına tutuklama kararı için yeterli sayılabilmektedir.

Aşama Azami Tutukluluk Süresi
Soruşturma aşaması (temel) 7 güne kadar – uzatmayla 30 güne kadar
Kovuşturma aşaması (temel) 2 yıla kadar
Kovuşturma – uzatma Zorunlu hallerde ek 1 yıl (toplam 3 yıl)
Terör suçlarıyla birleşme TMK kapsamında ek süreler mümkün

TCK 302 soruşturmasıyla karşı karşıya mısınız? Soruşturmanın ilk saatinden itibaren uzman bir İstanbul ceza avukatı ile çalışın.

Hukuki Danışmanlık Al

AİHM Boyutu ve Türkiye’nin Durumu

TCK m. 302 kapsamındaki yargılamalarda AİHM standartları belirleyici önem taşımaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bu tür davalarda Türkiye’ye yönelik pek çok ihlal kararı vermiştir.

AİHM’in Temel Tespitleri

  • İfade özgürlüğü (AİHS m. 10): Salt ifade ve düşünce açıklamalarının, herhangi bir şiddete teşvik içermedikçe, cezalandırılması AİHS m. 10’u ihlal eder. Yargıtay elverişlilik kriteri bu standart çerçevesinde yorumlanmalıdır.
  • Toplanma ve örgütlenme özgürlüğü (AİHS m. 11): Siyasi örgütlenme ve barışçıl toplantı hakları güvence altındadır; bu hakların kullanımı TCK m. 302 kapsamında değerlendirilemez.
  • Adil yargılanma hakkı (AİHS m. 6): Uzun tutukluluk süreleri, gizlilik kararları ve savunma haklarının kısıtlanması AİHS m. 6 ihlali oluşturabilir.

AYM Bireysel Başvuru Yolu: TCK m. 302 kapsamındaki yargılamalarda temel hak ihlalleri yaşandığı düşünüldüğünde; iç hukuk yolları tükendikten sonra Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru ve ardından AİHM’e başvuru yolu kullanılabilmektedir. Bu süreçlerde AİHM standartlarına ve AYM içtihadına vakıf deneyimli bir İstanbul avukat desteği hayati önem taşır.

Savunma Stratejileri

1. Elverişlilik Kriterinin Çürütülmesi

Eylemin Türkiye’nin toprak bütünlüğünü ya da devlet birliğini bozacak sonuçlara yol açmaya nesnel olarak elverişli olmadığının kanıtlanması; TCK m. 302’nin uygulanabilirliğini kökten ortadan kaldırır. Bu savunma; özellikle salt ifade ve propaganda niteliğindeki suçlamalarda büyük önem taşımaktadır.

2. Özel Kastın Yokluğu Savunması

Failin devlet bütünlüğünü bozma amacını taşımadığının ortaya konulması; manevi unsurun gerçekleşmediğini gösterir ve beraate yol açabilir. Kastın yokluğu; sanığın genel siyasi ya da sosyal hedeflere sahip olmasının bu özel kastı karşılamadığını kanıtlamakla ispatlanabilir.

3. AİHM Standartlarına Atıf

Eylem; AİHM içtihadı kapsamında şiddete teşvik içermeyen barışçıl bir ifade veya örgütlenme hakkı kullanımı niteliğinde ise bu hak Türk mahkemelerinde AİHS m. 10 ve m. 11 kapsamında güvence altındadır. Yargıtay bu standartlara duyarlı olup AİHM ihlal kararları hem yargılama hem bireysel başvuru sürecinde belirleyici işlev görmektedir.

4. Bağımsız Suçların Vasfına İtiraz

TCK m. 302/2 kapsamında suç sayılan bağımsız eylemler; ana suçla bağlantısının ispatlanamaması durumunda TCK m. 302’nin uygulanmasını meşrulaştırmaz. Her suçun nitelendirmesine itiraz; hem ana suçun hem yan suçların sınırını belirlemek açısından kritik önem taşır.

Yargıtay Kararları

Yargıtay Ceza Genel KuruluElverişlilik – Nesnel Kriter
TCK 302 için Eylemin Nesnel Olarak Elverişli Olması Zorunludur
Yargıtay CGK, TCK m. 302’nin uygulanabilmesi için failin eyleminin ülkenin bütünlüğünü bozacak sonuçlara yol açmaya nesnel olarak elverişli olması gerektiğini vurgulamıştır. Elverişlilik; failin öznel niyetinden değil, eylemin dışarıdan değerlendirildiğinde bu sonuçları gerçekleştirme kapasitesinden belirlenir. Bu nesnel ölçütü karşılamayan eylemler TCK m. 302 kapsamında değerlendirilemez.
Sonuç: Elverişlilik nesnel kriterdir; failin sübjektif niyeti değil, eylemin somut kapasitesi belirleyicidir.
Yargıtay CGKÖzel Kast – Zorunluluk
Genel Siyasi Amaç TCK 302 İçin Gereken Özel Kastı Karşılamaz
Sanığın devlete karşı genel bir muhalefet amacıyla hareket ettiği ancak toprak bütünlüğünü bozma ya da devleti yıkma gibi TCK m. 302’nin gerektirdiği özel kastı taşımadığı anlaşılan davada Yargıtay, genel siyasi muhalefetin ya da toprak düzenlemesine ilişkin taleplerinin TCK m. 302’deki özel kastı karşılamadığını; bu maddenin uygulanabilmesi için ülke bütünlüğünü bozma amacının somut ve doğrudan biçimde güdülmesi gerektiğini karara bağlamıştır.
Sonuç: Genel siyasi muhalefet veya özerk yönetim talepleri tek başına TCK 302’nin özel kastı karşılamaz.
Yargıtay Ceza Genel Kuruluİfade Özgürlüğü Sınırı
Şiddete Teşvik İçermeyen İfadeler TCK 302 Kapsamında Değerlendirilemez
Sanığın bölgesel özerklik talebi içeren açıklamalar yaptığı ve bu açıklamaların herhangi bir şiddete davet içermediği davada TCK m. 302 uygulanmıştır. Yargıtay bu mahkumiyeti bozarak; AİHM m. 10 kapsamındaki ifade özgürlüğünün şiddete teşvik içermeyen siyasi görüşlerin açıklanmasını da güvence altına aldığını ve bu kapsamdaki açıklamaların elverişlilik kriterini karşılamadığını belirlemiştir.
Sonuç: Şiddete teşvik içermeyen siyasi ifadeler TCK 302 kapsamında değerlendirilemez; bu alan AİHS m. 10 güvencesi altındadır.
Yargıtay CGKBağımsız Suçlar – Gerçek İçtima
TCK 302/2 Kapsamındaki Bağımsız Suçlar Gerçek İçtima İle Cezalandırılır
TCK m. 302 kapsamındaki eylemle birlikte başka suçlar işlendiğinde, her bir suçun bağımsız olarak cezalandırılması gerektiği ve zincirleme suç indiriminin uygulanamayacağı Yargıtay CGK tarafından karara bağlanmıştır. Her eylem ayrı ve bağımsız bir suçu oluşturduğundan gerçek içtima kapsamında toplu yargılama gerekmektedir.
Sonuç: TCK 302 ile birlikte işlenen bağımsız suçlar gerçek içtima kapsamında ayrı ceza gerektirmektedir; zincirleme suç indirimi uygulanamaz.
Anayasa MahkemesiAYM – Uzun Tutukluluk
TCK 302 Kapsamındaki Uzun Tutuklulukta Makul Süre Güvencesi
AYM; TCK m. 302 kapsamında tutuklanan sanığın makul süreyi aşan tutukluluğu nedeniyle Anayasa m. 19/7 kapsamında özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir. Ağır suç iddiasının varlığı; tutukluluğu süresiz meşrulaştırmaz. Makul süreyi aşan tutukluluğun devamı için somut ve yeterli gerekçelerin her aşamada yeniden değerlendirilmesi zorunludur.
Sonuç: TCK 302 davalarında uzun tutukluluk; makul süre güvencesi ihlali oluşturabilir; her aşamada somut gerekçe zorunludur.

Özet Tablo – TCK 302

Bilgi Açıklama
Suç Tipi Devletin Güvenliğine Karşı Suç – Tehlike Suçu
Korunan Değer Toprak bütünlüğü, devlet birliği, siyasi bağımsızlık
Fail Türk vatandaşı (yabancılar için ayrı hükümler)
Maddi Unsur Yabancı egemenlik, Türkiye’yi yıkma, bölünmeye elverişli eylemler
Elverişlilik Kriteri Nesnel değerlendirme – eylemin sonuçlara ulaşma kapasitesi
Manevi Unsur Özel kast zorunlu – genel siyasi amaç yeterli değil
Ceza (302/1) Ağırlaştırılmış müebbet hapis
Bağımsız Suçlar (302/2) Gerçek içtima – her suç için ayrı ceza
HAGB / Erteleme / Uzlaşma Uygulanamaz
Şikayet Re’sen soruşturulur
Tutukluluk Katalog suç – kuvvetli şüphe yeterli; uzun süreler mümkün
Görevli Mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi
AİHM Boyutu AİHS m. 10, 11, 6 – ifade ve örgütlenme özgürlüğü
Resmi Kaynak mevzuat.gov.tr – TCK Madde 302

Sık Sorulan Sorular

TCK 302 devletin birliğini bozma suçunun cezası nedir?

TCK m. 302/1 uyarınca bu suçun cezası ağırlaştırılmış müebbet hapistir. Bu; Türk ceza hukukunun öngördüğü en ağır yaptırım türüdür. Suçun işlenmesi sırasında başka suçlar da işlenmişse her biri için ayrıca ceza verilir.

TCK 302 suçunun oluşabilmesi için ne gerekir?

TCK m. 302’nin uygulanabilmesi için şu unsurların bir arada bulunması zorunludur: Türk vatandaşı fail, ülkenin bütünlüğünü bozacak sonuçlara nesnel olarak elverişli bir eylem ve bu sonuçları gerçekleştirmeye yönelik özel kast. Bu unsurlardan herhangi birinin gerçekleşmemesi mahkumiyeti engeller.

Siyasi faaliyet veya ifade TCK 302 kapsamında suç oluşturabilir mi?

Yargıtay içtihadı ve AİHM standartlarına göre şiddete teşvik içermeyen siyasi ifadeler, örgütlenme ve barışçıl faaliyet TCK m. 302 kapsamına girmez. Bu alan AİHS m. 10 ve m. 11 kapsamında güvence altındadır. Ancak somut olayın koşullarına göre değerlendirme yapılması zorunludur.

TCK 302 kapsamında tutukluluk süresi ne kadar olabilir?

TCK m. 302 CMK katalog suçları arasında yer aldığından kuvvetli şüphe tutuklamaya yeterlidir. Kovuşturma aşamasında temel 2 yıl; zorunluluk halinde ek 1 yıl olmak üzere toplam 3 yıla kadar tutukluluk devam edebilir. Terör suçlarıyla birlikte değerlendirilen dosyalarda TMK kapsamında ek uzatmalar da mümkündür. Uzun tutukluluk halinde AYM bireysel başvurusu etkili bir yol oluşturmaktadır.

TCK 302 ile TMK (Terörle Mücadele Kanunu) ilişkisi nedir?

TCK m. 302, genel ceza kanunu kapsamında tanımlanmış bir suçtur; terör suçu niteliği taşıyıp taşımadığı TMK m. 3 kapsamındaki tanıma göre belirlenmektedir. Bir suçun terör örgütü faaliyeti kapsamında işlendiği değerlendirildiğinde hem TCK m. 302 hem de TMK hükümleri birlikte uygulanabilmektedir. Bu birliktelik; yargılama usulünü, tutukluluk sürelerini ve ceza miktarını önemli ölçüde etkiler. Deneyimli bir İstanbul ceza avukatı bu ayrımı en başından doğru kurgulamalıdır.

Yazarlar Hakkında

Bu içerik, AEK Hukuk bünyesindeki avukatlar tarafından hazırlanmış ve mesleki uzmanlık çerçevesinde denetlenmiştir.

Av. Turgut Ekrem

Av. Turgut Ekrem

Kurucu Ortak – Ceza Hukuku

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2019). Marmara Üniversitesi Özel Hukuk Yüksek Lisans öğrencisi. Ceza Hukuku ve AYM/AİHM bireysel başvurularında uzman. AEK Hukuk kurucu ortağı.

Av. Mehmet Salih Ayyıldız

Av. Mehmet Salih Ayyıldız

Kurucu Ortak – Ticaret ve Vergi Hukuku

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2019). İstanbul Üniversitesi Özel Hukuk Yüksek Lisans öğrencisi. Ticaret Hukuku, Gayrimenkul Hukuku ve Vergi Hukuku uzmanı. AEK Hukuk kurucu ortağı.

TCK 302 Davalarında Yanınızdayız

Soruşturmanın ilk saatinden elverişlilik savunmasına, özel kast analizinden AYM bireysel başvurusuna, tutuklamaya itirazdan AİHM sürecine kadar her aşamada deneyimli ekibimizle yanınızdayız.

İstanbul Ceza Avukatı – AEK Hukuk

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ankara Avukat Ankara Çekişmeli Boşanma Avukatı Kült Avukatlık Sakarya Avukat Uzman Mütalaası İstanbul Avukat Ankara Boşanma Avukatı İzmir Ceza Avukatı Kripto Para Avukatı