Ceza Hukuku
Suçun Maddi Unsurları

Suçun maddi unsurları TCK çerçevesinde; bir fiilin suç sayılabilmesi için gereken fiziksel ve nesnel koşulları oluşturmaktadır. Fail, mağdur, suçun konusu, fiil (hareket), netice ve bu ikisi arasındaki nedensellik bağı (illiyet bağı); maddi unsurların altı temel bileşenidir. Bu unsurlardan herhangi birinin eksik olması; suçun maddi yapısını çökerterek cezasızlık sonucunu doğurur. Modern ceza hukukunda neticenin faile yüklenmesi için yalnızca nedensellik bağı değil; objektif isnadiyet teorisi de ayrıca değerlendirilmektedir.

Temel Kanun Metinleri

Temel Kanun Metinleri

Temel Kanun Metinleri – TCK m. 22, m. 23, m. 30

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

Madde 22 – Taksir
TCK m. 22/1-2(1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde cezalandırılır. (2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

Madde 23 – Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Suç
TCK m. 23Bir fiilin, kastedilenden daha ağır veya başka bir neticenin oluşumuna sebebiyet vermesi halinde, kişinin bundan dolayı sorumlu tutulabilmesi için bu netice bakımından en azından taksirle hareket etmesi gerekir.

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu

Madde 30 – Hata
TCK m. 30/1 – Maddi Unsurlarda Hata(1) Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz. Bu hata dolayısıyla taksirli sorumluluk hali saklıdır.

TCK m. 30/2 – Nitelikli Hallerde Hata(2) Bir suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli hallerinin gerçekleştiği hususunda hataya düşen kişi, bu hatasından yararlanır.

TCK m. 30/3 – Meşru Savunmada Hata(3) Meşru savunmada sınırın aşılması fiili hata sonucu gerçekleştirilmiş ise kişiye ceza verilmez.

Suçun Maddi Unsurları – Genel Çerçeve ve Sistematik

Suçun maddi unsurları; suçun nesnel, dışsal ve gözlemlenebilir boyutunu oluşturmakta olup; suçun manevi unsurları (kast ve taksir) ile birlikte suçun tipiklik öğesinin tamamlanmasını sağlamaktadır. 5237 sayılı TCK; suçun unsurlarını tipiklik ve hukuka aykırılık olarak ikiye ayırmış; tipikliğin maddi ve manevi olmak üzere iki boyutu bulunduğunu benimsemiştir.

Fail

Suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştiren insan

Mağdur

Suçun işlenmesiyle doğrudan hakkı ihlal edilen kişi

Suçun Konusu

Suçun üzerinde gerçekleştiği fiziksel varlık

Fiil (Hareket)

İcrai veya ihmali iradi insan davranışı

Netice

Fiilin dış dünyada doğurduğu değişiklik

Nedensellik Bağı

Hareket ile netice arasındaki neden-sonuç ilişkisi

1. Maddi Unsur: Fail – TCK’da Faillik Sistemi

Suçun unsurları fail ve mağdur açısından değerlendirildiğinde; failin suçun birinci maddi unsurunu oluşturduğu ve yalnızca gerçek kişilerin fail olabileceği görülmektedir.

Failin Temel Özellikleri

  • İnsan olmak zorunludur: Hayvanlar, doğa olayları ve tüzel kişiler fail olamaz. Tüzel kişiler hakkında yalnızca güvenlik tedbirleri uygulanır (TCK m. 20)
  • Ceza ehliyeti: Failin eylem sırasında en az 12 yaşında olması (TCK m. 31) ve ayırt etme gücüne sahip bulunması gerekmektedir
  • İradi hareket: Refleks, mutlak cebir (vis absoluta) veya bilinç kaybı hallerinde gerçekleştirilen hareketler iradi olmadığından fail de oluşmaz

Özgü Suçlarda Fail

Bazı suçlarda fail; yalnızca belirli bir niteliğe sahip kişi olabilmektedir. Bu suçlar özgü suç olarak adlandırılır. Zimmet suçunda (TCK m. 247) yalnızca kamu görevlisi fail olabilir; rüşvet suçunda (TCK m. 252) aktif fail yalnızca vaat eden ya da teklif eden kişidir. Özgü suçlarda özel faillik niteliği taşımayanlar; yalnızca şerik olarak sorumlu tutulabilir (TCK m. 40/2).

2. Maddi Unsur: Mağdur ve Suçun Konusu Ayrımı

Suçun konusu ve suçun mağduru ayrımı; ceza hukuku teorisinin en kritik kavramsal ayrımlarından biridir. Çoğu içerikte bu iki kavram birbirine karıştırılmakta; bu da şikayet hakları, uzlaşma ve davaya katılma süreçlerinde ciddi hatalara yol açmaktadır.

Ölçüt Suçun Mağduru Suçun Konusu (Maddi Konu)
Tanım Suçun işlenmesiyle doğrudan hakkı ihlal edilen kişi Suçun üzerinde gerçekleştiği fiziksel varlık
Nitelik Her zaman insan – gerçek kişi İnsan veya eşya olabilir
Öldürme suçunda Hayatını kaybeden kişi Mağdurun bedeni
Hırsızlıkta Malı çalınan kişi Çalınan taşınır mal
Uyuşturucu ticaretinde Toplumun kendisi (bireysel mağdur yok) Uyuşturucu maddesi
Hakaret suçunda Onuru zedelenen kişi Konu aranmaz (sırf hareket)

Tüzel Kişiler Mağdur Olabilir mi? Hayır; yaşam, vücut bütünlüğü veya kişisel değerlerin korunduğu suçlarda yalnızca gerçek kişiler mağdur olabilmektedir. Tüzel kişiler (şirket, dernek) malvarlığı suçlarında suçtan zarar gören sıfatıyla kovuşturmaya katılabilir; ancak suçun mağduru sayılamazlar.

3. Maddi Unsur: Fiil – İcrai ve İhmali Hareket

İcrai ve ihmali suçlar maddi unsur açısından incelendiğinde; fiilin suçun maddi unsurları içindeki merkezi konumu açıkça görülmektedir. Fiil; iradeyle yönlendirilebilir bir insan davranışı olup iki ana biçimde ortaya çıkar.

İcrai Hareket

Kanunun yasakladığı bir davranışın aktif olarak gerçekleştirilmesidir. TCK’daki suçların büyük çoğunluğu icrai hareketle işlenir. Öldürme, yaralama, çalma, aldatma ve tehdit; icrai hareketin tipik örnekleridir.

İhmali Hareket

Kanunun emrettiği bir davranışın yapılmamasıdır. İki türü bulunmaktadır:

Tür Tanım Kanun Örnek
Özgün İhmali Suç Kanunun doğrudan hareketsizliği suç olarak tanımladığı haller TCK m. 98, m. 278 Yardım etmeme, suçu bildirmeme
Dönüştürülmüş İhmali Suç Garantörlük yükümlülüğü + TCK m. 83 eşdeğerlik testi TCK m. 83 Annenin çocuğu beslememesi

Hareket Türlerine Göre Suç Sınıflandırması

Sınıflandırma Açıklama Örnek
Bağlı hareketli suç Suçun yalnızca kanunda belirtilen hareketle işlenebilmesi Hırsızlık – “almak” fiili zorunlu
Serbest hareketli suç Suçun her türlü hareketle işlenebilmesi Kasten öldürme – yöntem serbest
Tek hareketli suç Tek bir hareketle tamamlanan suç Tokat atmak – basit yaralama
Bileşik suç Birden fazla suçun unsur olarak birleştirilmesi Yağma = zorbalık + hırsızlık

Suçun maddi unsurlarının tespiti; beraat veya ceza kararını doğrudan belirler. İstanbul ceza avukatı ekibimizle savunma stratejinizi belirleyin.

Hukuki Danışmanlık Al

4. Maddi Unsur: Netice – Türleri ve Sınıflandırması

Netice; fiilin dış dünyada yarattığı değişikliktir. Suçun tüm tiplerinde netice bulunmaz; bazı suçlar yalnızca hareketin gerçekleşmesiyle tamamlanmaktadır.

Sırf Hareket Suçu ile Neticeli Suç Arasındaki Fark

Ölçüt Sırf Hareket Suçu Neticeli Suç
Tanım Hareketin gerçekleşmesiyle suç tamamlanır; netice aranmaz Hareket + ayrı bir netice gerekir
Teşebbüs Teorik olarak mümkün değildir ya da tartışmalıdır Netice oluşmadan da teşebbüs mümkün
Nedensellik bağı Gerekmez Zorunludur
Örnek Tehdit (TCK m. 106), hakaret (TCK m. 125) Öldürme (TCK m. 81), yaralama (TCK m. 86)

Netice Türleri

Netice Türü Açıklama Örnek
Zarar neticesi Korunan hukuki değerde somut zarar oluşması Ölüm, yaralanma, mal kaybı
Tehlike neticesi Korunan değer için somut tehlikenin oluşması Trafik güvenliğini tehlikeye atma
Ani netice Suçun gerçekleşmesiyle neticenin anında tamamlanması Kasten öldürme
Mütemadi netice Netice bakımından süreklilik arzeden suç Kişiyi hürriyetten yoksun kılma
Bileşik netice Temel suçun ötesinde ağırlaştırıcı ek netice TCK m. 87 neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama

5. Maddi Unsur: Nedensellik Bağı (İlliyet Bağı) ve Teorileri

Ceza hukukunda illiyet bağı yargıtay kararı kapsamında; nedensellik bağı suçun en kritik ve en fazla yargı kararı üretilen maddi unsuru konumundadır. Hareket ile netice arasındaki bu neden-sonuç ilişkisi iki aşamada değerlendirilmektedir:

  • Olgusal nedensellik: “Hareket olmasaydı netice gerçekleşir miydi?” sorusuna verilen “hayır” yanıtı olgusal nedenselliği kurar (conditio sine qua non)
  • Hukuki nedensellik: Bu olgusal nedenselliğin hukuken anlamlı ve yeterli olup olmadığının sorgulanması (uygun nedensellik teorisi veya objektif isnadiyet)

Nedensellik Teorileri

Teori Ölçüt Yargıtay Tutumu
Şartların eşitliği (conditio sine qua non) Hareket olmasa netice oluşmayacak mıydı? Olgusal temel olarak kullanılır
Uygun nedensellik Bu hareket türü bu neticeye tipik olarak yol açabilir mi? Baskın uygulanan teori
Etkin sebep Neticeyi meydana getiren en belirleyici kuvvet hangisi? Bazı kararlarda kullanılır
Objektif isnadiyet İzin verilmeyen risk + riskin gerçekleşmesi = netice Zımni benimseme – giderek artan

Nedensellik Bağının Kesilmesi – Pratik Senaryolar

Nedensellik bağı; hareket ile netice arasına giren yeni ve bağımsız bir nedenin ilk hareketi geçersiz kılması ya da ondan bağımsız biçimde neticeyi doğurması halinde kesilmektedir.

Ameliyat Sonrası Enfeksiyon Senaryosu

Doktor ameliyat yapmakta; hasta ameliyattan sonra enfeksiyon kaparak hayatını kaybetmektedir. Nedensellik bağı kesilir mi?

  • Olağan hastane enfeksiyonu halinde: Ameliyat olmasaydı hasta bu riske maruz kalmayacaktı. Uygun nedensellik teorisi çerçevesinde bağ kesilmez; doktor sorumlu tutulabilir
  • Olağandışı ve öngörülemez mikrop kaynaklı enfeksiyon halinde: Objektif isnadiyet çerçevesinde bu riskin doktorun davranışından değil bağımsız bir faktörden kaynaklandığı savunulabilir; bağın kesilmesi tartışmalıdır

Nedensellik Bağını Kesen ve Kesmeyenler

Durum Bağ Kesilir mi? Gerekçe
Mağdur tedaviyi reddedip ölür Genellikle kesilmez Yargıtay baskın tutumu – yaralama olmasaydı tedaviye ihtiyaç olmayacaktı
Tıbbi hata (olağan) Kesilmez Yaralama olmadan hastaneye gitme ve hataya maruz kalma söz konusu olmayacaktı
Tıbbi hata (olağandışı) Tartışmalı Müstakil ölüm nedeni oluşturabilir; somut olay koşullarına bağlı
Üçüncü kişinin kasıtlı öldürmesi Kesilir Bağımsız ve belirleyici yeni neden oluşmuştur
Mücbir sebep (deprem, doğal afet) Kesilir Failin kontrolü tamamen dışında olan etken
Yangın, sel gibi hastane felaketi Kesilir Atipik ve öngörülemez etken

Objektif İsnadiyet Teorisi – Modern Yaklaşım

Objektif isnadiyet teorisi ceza hukuku; olgusal nedenselliğin saptanmasının ardından neticenin faile hukuken yüklenip yüklenemeyeceğini ayrıca inceleyen modern yaklaşımdır. Bu teori; uygun nedenselliğin yetersiz kaldığı sınır olayları için ek bir süzgeç işlevi görmektedir.

Teorinin üç zorunlu koşulu:

  1. İzin verilmeyen risk: Failin hareketi hukuken izin verilmeyen bir risk yaratmış ya da mevcut riski artırmış olmalıdır
  2. Risk türünün örtüşmesi: Bu risk; suç tipinin korumak istediği normun önlemek istediği risk türüyle örtüşmelidir
  3. Riskin gerçekleşmesi: Netice; bu riskin gerçekleşmesinden doğmuş olmalıdır

Yargıtay’ın Tutumu: Yargıtay; objektif isnadiyet teorisini doğrudan adlandırmamakla birlikte son kararlarında bu yaklaşımı kısmen benimsemekte; özellikle taksirli suçlarda “koruma normunun amacı” ve “riskin gerçekleşmesi” gibi ölçütleri değerlendirmektedir. Bu teorinin en pratik uygulaması; tıbbi malpraktis, iş kazası ve trafik suçlarında kendini göstermektedir.

Suçun Maddi Unsurlarında Hata – TCK m. 30

Suçun maddi unsurlarında hata; failin fiili gerçekleştirirken suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmemesi ya da yanlış değerlendirmesidir. TCK m. 30; bu hatanın cezai sorumluluk üzerindeki etkisini düzenlemektedir.

Hata Türleri ve Sonuçları

Hata Türü Örnek Hukuki Sonuç
Konuda hata (suçun maddi konusunda) A’yı vurmak isterken B’yi vurmak Kast B’ye yönelmiş sayılır; A’ya teşebbüs ayrıca değerlendirilir
Nesnede hata (objede hata) Araba zannederek başkasının aracını çalmak Kast maddi unsur üzerinde doğru; suç oluşur
Şahısta hata (hedefte sapma) A’yı ararken B’yi vurarak öldürmek TCK m. 30 kapsamı tartışmalı; Yargıtay uygulaması hem kastlı hem taksirli değerlendiriyor
Nedensellik bağında hata A’yı sanık soktuğu denize düşüp boğulur; oysa baş travmasından ölmüştür Kural olarak sonucu değiştirmez; illiyet bağı kurulabiliyorsa suç oluşur
Nitelikli unsurda hata (TCK m. 30/2) Kişinin çocuk olduğunu bilmeden kasten yaralamak Nitelikli halden değil; temel halden ceza verilir
Avlanma senaryosu – insan vurma Hayvan zannederek insanı vurmak TCK m. 30/1 – kast yok; dikkat ihlali varsa taksir

Kastı Kaldıran Hata ile Taksiri Saklı Tutan Hata: TCK m. 30/1; maddi unsurlardaki hata kastı kaldırır; ancak “taksirli sorumluluk hali saklıdır” kaydıyla özen yükümlülüğü ihlali varsa taksir sorumluluğu devam edebilir. Avlanırken insan vuran kişi; dikkat yükümlülüğünü ihlal etmişse TCK m. 85 (taksirle öldürme) kapsamında yargılanır.

Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararları

Yargıtay CGKE. 2000/1-104 – K. 2000/110
Taksirli Suçlarda İlliyet Bağı – Uygun Nedensellik ve Öngörülebilirlik Bir Arada Aranmalıdır
Yargıtay CGK; taksire dayalı ceza sorumluluğunda bir davranışın neticenin nedeni sayılabilmesi için; (1) bu davranış olmasaydı bu sonucun oluşmayacağı ve (2) sonucun istisnai etkenlerden ileri gelmemiş olduğunun bir arada saptanması gerektiğini hükme bağlamıştır. Failin, o anki bilim ve tecrübeye göre davranışının olağan sonucu olarak neticeyi öngörebilmesi aranmakta; bunu öngöremeceği hallerde uygun ve insani nedensellik bağının kurulamayacağı belirtilmektedir.
Sonuç: İlliyet bağının kurulması için olgusal nedensellik (conditio sine qua non) tek başına yeterli değildir; neticenin öngörülebilir ve olağan bir sonuç olması da zorunludur.
Yargıtay CGKE. 1993/4-153 – K. 1993/215
Kaçarken Yere Düşerek Yaralanma – Uygun Nedensellik Bağı Kurulamaz
Sanığın yerden taş alarak mağdura doğru yönelmesiyle mağdurun korkarak kaçmaya başladığı ve düşerek yerde çakılı taşa çarpmak suretiyle yaralandığı davada Yargıtay CGK; sanığın taş alıp yönelmesi ile yaralanma arasında uygun nedensellik bağının bulunmadığını belirlemiştir. Mağdurun kaçarken takılıp düşmesi; failin hareketinin olağan ve öngörülebilir bir neticesi değildir; dolayısıyla atipik neticeler için nedensellik bağı kurulamaz.
Sonuç: Atipik ve öngörülmez nitelikteki neticeler için illiyet bağı kurulamaz. Kaçarken mağdurun kendi düşmesiyle oluşan yaralanma; failin hareketinin uygun bir neticesi değildir.
Yargıtay 12. Ceza DairesiE. 2013/8474 – K. 2014/4253
Tıbbi Hata Nedensellik Bağını Kesmez – Olağan Müdahale Hatası
Sanığın yaraladığı mağdurun hastanede tedavi gördüğü sırada yapılan olağan tıbbi müdahalede hatanın olduğu ve mağdurun hayatını kaybettiği davada Yargıtay 12. CD; ilk yaralama hareketi ile ölüm arasındaki illiyet bağının kesilmediğini hükme bağlamıştır. Yaralama eylemi olmasaydı hastaneye gidilmeyecek ve tıbbi hataya maruz kalınmayacaktı; dolayısıyla ilk hareket neticenin zorunlu koşulu olmaktan çıkmamaktadır.
Sonuç: Olağan nitelikteki tıbbi müdahale hataları; ilk yaralama hareketi ile ölüm arasındaki nedensellik bağını kesmez.
Yargıtay 4. Ceza DairesiE. 2010/6234 – K. 2011/1532
Maddi Unsurda Hata – Hayvan Zannederek İnsan Vurma
Sanığın avcılık yaparken büyükbaş hayvan zannederek insan olduğunu bilmeksizin ateş ettiği ve kişinin yaralandığı davada Yargıtay 4. CD; TCK m. 30/1 kapsamında kastın unsuru olan bilme koşulunun bulunmadığını; dolayısıyla kasten yaralama suçunun oluşmadığını belirlemiştir. Ancak sanığın gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle taksirle yaralama suçundan yargılanması gerektiğine hükmedilmiştir; TCK m. 30/1 uyarınca taksirli sorumluluk hali saklıdır.
Sonuç: Maddi unsurda hata kastı kaldırır (TCK m. 30/1). Dikkat ihlali varsa taksirli sorumluluk devam eder.
Yargıtay CGKE. 2016/12-955 – K. 2016/432
TCK m. 23 Netice Sebebiyle Ağırlaşmış Suç – Her İki Unsurun Birlikte Varlığı Zorunludur
Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç değerlendirmesinde Yargıtay CGK; öngörülemeyen ve olağandışı neticelerin faile yüklenemeyeceğini kesin olarak belirlemiştir. Failin temel kastı dışında gerçekleşen ağır netice bakımından; hem nedensellik bağının varlığı hem de en azından taksirin bulunması zorunludur. Bu iki koşuldan birinin yokluğu halinde ağırlaşmış suç hükümleri uygulanamaz; yalnızca temel suçtan ceza verilir.
Sonuç: TCK m. 23 uygulaması için hem illiyet bağı hem de en azından taksir bir arada bulunmalıdır. Bu iki zorunlu koşuldan birinin yokluğunda TCK m. 23 uygulanmaz.
Yargıtay 1. Ceza DairesiE. 2015/1403 – K. 2015/5700
Olası Kastla Öldürme – Maddi Unsur Bilgisinin Kastla Birleşmesi
Kalabalığa ateş açan sanığın birden fazla kişiyi vurduğu ve mağdurlardan birinin çocuk olduğu davada; sanığın maddi unsurları (çocuğun varlığı, ateş açmanın yaralama veya öldürmeye yol açacağı) bilip bilmediği ayrıca değerlendirilmiştir. Yargıtay 1. CD; suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilerek ve bu sonuçların gerçekleşmesini göze alarak hareket eden failin olası kastla hareket ettiğini hükme bağlamıştır. Maddi unsurların bilinmesi; kastın temel koşuludur.
Sonuç: Maddi unsurların bilinmesi kastın zorunlu ön koşuludur. Kalabalığa ateş açan sanık; birinin çocuk olduğunu bilip bilmemesine göre nitelikli hal bakımından farklı değerlendirmeye tabi tutulur.

Özet Tablo

Maddi Unsur Tanım Yokluğunun Sonucu
Fail Suçu işleyen iradi insan Fiil yok – suç yok
Mağdur Hakkı doğrudan ihlal edilen kişi Suç tipine göre değişir (bazı suçlarda zorunlu)
Suçun Konusu Suçun üzerinde gerçekleştiği maddi varlık Bazı suç tiplerinde suç oluşmaz
Fiil İradeyle yönlendirilebilir hareket Suç oluşmaz – refleks veya cebir halinde
Netice Fiilin dış dünyada doğurduğu değişiklik Neticeli suçlarda teşebbüs kalır; sırf harekette aranmaz
Nedensellik Bağı Hareket ile netice arasındaki neden-sonuç ilişkisi Netice faile yüklenemez – beraat veya daha hafif suç
Maddi Unsurda Hata (TCK m. 30/1) Unsurları bilmeme Kast kalkar; taksir saklı
Nitelikli Unsurda Hata (TCK m. 30/2) Ağırlaştırıcı hali bilmeme Temel halden ceza; nitelikli halden değil
Resmi Kaynak TCK m. 22, m. 23, m. 30 – mevzuat.gov.tr

Sıkça Sorulan Sorular

1. Suçun maddi unsurları eksik olursa ne olur?

Suçun maddi unsurlarından herhangi biri eksik olduğunda suç oluşmaz; çünkü suçun varlığı tüm maddi unsurların birlikte gerçekleşmesini gerektirmektedir. Fail unsurunun yokluğunda (irade dışı refleks, mutlak cebir gibi hallerde) ortada cezalandırılabilir bir fiil bulunmamaktadır. Nedensellik bağının kurulamamasında ise netice faile yüklenemez ve suç tamamlanmış sayılmaz. Maddi unsur eksikliği; beraat kararına ya da teşebbüs veya daha hafif bir suçtan hüküm kurulmasına yol açabilmektedir.

2. Şirketler (tüzel kişiler) bir suçun faili olabilir mi?

TCK m. 20/1 uyarınca ceza sorumluluğu şahsidir ve gerçek kişiler dışında tüzel kişilere ceza yaptırımı uygulanamaz. Şirketler suçun faili olamaz. Şirket adına suçu işleyen ya da işlenmesine sebep olan gerçek kişi yöneticiler; fail sıfatıyla yargılanır ve hapis cezasına çarptırılabilir. Tüzel kişi hakkında ise faaliyet izninin iptali veya müsadere gibi güvenlik tedbirleri (TCK m. 60) uygulanabilmektedir.

3. Sırf hareket suçu ile neticeli suç arasındaki fark nedir?

Sırf hareket suçlarında; hareketin gerçekleşmesiyle suç tamamlanır ve ayrı bir netice aranmaz. Tehdit ve hakaret suçlarında sözün söylenmesiyle suç oluşur. Neticeli suçlarda ise hareket + ayrı bir dış dünya değişikliği zorunludur. Kasten öldürmede ölüm, yaralamada bedensel zarar bunun örnekleridir. Bu ayrımın önemi: Neticeli suçlarda teşebbüs mümkünken; sırf hareket suçlarında teorik olarak teşebbüs oluşmaz ya da tartışmalı kalır. Neticeli suçlarda illiyet bağı aranırken sırf hareket suçlarında aranmaz.

4. İhmali hareketle suç işlemek ne anlama gelir?

İhmali hareket; kanunun emrettiği bir davranışın yerine getirilmemesidir. İcrai suçlarda fail yasaklanan bir hareketi yaparken; ihmali suçlarda emredilen hareketi yapmaz. Özgün ihmali suçlarda kanun doğrudan hareketsizliği tanımlamıştır (TCK m. 98 – yardım etmeme). Dönüştürülmüş ihmali suçlarda ise garantörlük yükümlülüğü bulunan kişinin (cankurtaran, ebeveyn) ihmali; TCK m. 83 kapsamındaki eşdeğerlik testi karşılanırsa icrai suçla aynı cezayı gerektirir. Cankurtaranın kurtarabilecek durumdayken boğulanı izlemesi; ihmali davranışla kasten öldürme oluşturabilir.

5. Ameliyat sonrasında hastanın enfeksiyon kaparak ölmesinde doktorun illiyet bağı kesilir mi?

Bu; Yargıtay’ın tutarsız kararlar verdiği tartışmalı bir meseledir. Hastanede edinilen enfeksiyon; ameliyat riskinin bilinen ve öngörülebilir bir parçasıysa nedensellik bağı kesilmez ve doktor sorumlu tutulabilir. Ancak enfeksiyon; olağanüstü ve öngörülemez bir hastane kaynaklı mikroptan kaynaklanmış ve ameliyatla bağlantısı yoksa; objektif isnadiyet teorisi çerçevesinde bu riskin doktorun koruma normunun kapsamı dışında olduğu savunulabilir. Her durumda ATK bilirkişi raporu belirleyici önem taşır.

6. Suçun konusu ile suçun mağduru aynı şey midir?

Hayır; bu iki kavram arasındaki fark ceza hukukunun kritik meselelerinden biridir. Suçun konusu; suçun üzerinde gerçekleştiği maddi varlıktır – öldürmede beden, hırsızlıkta çalınan maldır. Mağdur ise suçun işlenmesiyle doğrudan hakkı ihlal edilen kişidir. Mağdur her zaman insan iken; konu eşya da olabilir. Uyuşturucu ticaretinde bireysel mağdur yoktur; konu uyuşturucu maddesidir ve korunan değer toplumun sağlığıdır.

7. Avlanırken bir insanı vuran kişi hata hükümlerinden yararlanabilir mi?

Evet; TCK m. 30/1 kapsamındaki maddi hata; failin suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmemesi halidir. Hayvan zannederek insanı vuran kişi; kastın maddi unsurlar üzerindeki bilme koşulunu taşımadığından kasten öldürme veya yaralamadan değil; ancak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık varsa taksirle öldürme (TCK m. 85) veya taksirle yaralama (TCK m. 89) hükümlerine göre yargılanır. TCK m. 30/1 uyarınca taksirli sorumluluk hali her durumda saklıdır; avlama tüzüğüne aykırılık taksir sorumluluğunu pekiştiren bir unsurdur.

Yazarlar Hakkında

Bu içerik, AEK Hukuk bünyesindeki avukatlar tarafından hazırlanmış ve mesleki uzmanlık çerçevesinde denetlenmiştir.

Av. Turgut Ekrem

Av. Turgut Ekrem

Kurucu Ortak – Ceza Hukuku

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2019). Marmara Üniversitesi Özel Hukuk Yüksek Lisans öğrencisi. Ceza Hukuku ve AYM/AİHM bireysel başvurularında uzman. AEK Hukuk kurucu ortağı.

Av. Mehmet Salih Ayyıldız

Av. Mehmet Salih Ayyıldız

Kurucu Ortak – Ticaret ve Vergi Hukuku

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2019). İstanbul Üniversitesi Özel Hukuk Yüksek Lisans öğrencisi. Ticaret Hukuku, Gayrimenkul Hukuku ve Vergi Hukuku uzmanı. AEK Hukuk kurucu ortağı.

Suçun Maddi Unsurları Kapsamında Savunma Hakkınız İçin Yanınızdayız

Maddi unsur eksikliği, nedensellik bağı sorunu, hata savunması veya ihmali fiil meselesinde deneyimli İstanbul ceza avukatı ekibimizle iletişime geçin.

İstanbul Ceza Avukatı – AEK Hukuk

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ankara Avukat Ankara Çekişmeli Boşanma Avukatı Kült Avukatlık Sakarya Avukat Uzman Mütalaası İstanbul Avukat Ankara Boşanma Avukatı İzmir Ceza Avukatı Kripto Para Avukatı