Ceza Hukuku
TCK Madde 102 - Cinsel Saldırı Suçu

TCK Madde 102 – Cinsel saldırı suçu; bir kimseyi cinsel amaçla bedenine dokunmak veya başka bir surette cinsel saldırıda bulunmak biçiminde işlenmektedir. Sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırıda 2-5 yıl hapis; temel cinsel saldırıda 5-10 yıl hapis; vücuda organ veya cisim sokmada ise 12 yıldan az olmamak üzere hapis cezası öngörülmüştür. Nitelikli hallerde ceza yarı oranında artırılır. Suç re’sen soruşturulur; eşe karşı işlenme hali hariç uzlaşma kapsamı dışındadır.

Kanun Metni – TCK Madde 102

5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu – Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar

Cinsel Saldırı – Madde 102

TCK 102/1 – Temel Cinsel Saldırı ve Sarkıntılık(1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikayeti üzerine, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması hâlinde iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

TCK 102/2 – Vücuda Organ veya Cisim Sokma(2) Fiilin vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda, on iki yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur. Bu fiilin eşe karşı işlenmesi hâlinde, soruşturma ve kovuşturmanın yapılması mağdurun şikâyetine bağlıdır.

TCK 102/3 – Nitelikli Haller (Yarı Artırım)(3) Suçun; a) Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, b) Kamu görevinin, vesayet veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, c) Üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı içinde bulunan bir kişiye karşı, d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte, e) İnsanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan yararlanılarak, işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır.

TCK 102/4 – Cebir ve Kasten Yaralama(4) Suçun işlenmesi sırasında mağdurun direncinin kırılmasını sağlayacak ölçünün ötesinde cebir kullanılması durumunda kişi ayrıca kasten yaralama suçundan dolayı cezalandırılır.

TCK 102/5 – Ölüm veya Bitkisel Hayat Neticesi(5) Suç sonucu mağdurun bitkisel hayata girmesi veya ölümü hâlinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur.

Cinsel Saldırı Suçu Nedir? (TCK 102)

Cinsel saldırı suçu; bir kimsenin cinsel dokunulmazlığını, irade dışı gerçekleştirilen cinsel davranışlarla ihlal etmektir. Suç, korunan temel değer bakımından hem bireysel cinsel özgürlüğü hem de bedensel bütünlüğü kapsamaktadır.

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar başlığı altında TCK m. 102’den m. 105’e kadar sıralanan düzenlemelerde suçun mağduru yetişkin (m. 102), suçun mağduru çocuk (m. 103), reşit olmayanla cinsel ilişki (m. 104) ve cinsel taciz (m. 105) ayrı ayrı ele alınmaktadır. Bu makalenin kapsamı TCK m. 102 ile sınırlıdır.

Suçun Unsurları

Fail: Herhangi bir gerçek kişi olabilir. TCK m. 102’nin mağduru 18 yaşını doldurmuş kişilerdir; çocuklara yönelik cinsel saldırılar TCK m. 103’te düzenlenmektedir.

Mağdur: 18 yaşını doldurmuş bir gerçek kişidir. Fail ile mağdurun cinsiyeti suçun oluşumu için belirleyici değildir.

Fiil – Cinsel Davranış: Failin mağdurun vücut dokunulmazlığını, rızası olmaksızın gerçekleştirilen cinsel nitelikteki bir davranışla ihlal etmesidir. Cinsel davranışın niteliği ve yoğunluğu suçun hangi fıkra kapsamında değerlendirileceğini belirlemektedir.

Rıza Yokluğu: Cinsel saldırı suçunun temel koşuludur. Mağdurun gerçek ve özgür iradesiyle verilen rıza suçun oluşumunu engelleyebilir; ancak cebir, tehdit veya hile ile elde edilen rıza geçersizdir.

TCK 102 Ceza Tablosu

Durum Madde Ceza
Sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırı TCK 102/1 (2. cümle) 2-5 yıl hapis
Temel cinsel saldırı TCK 102/1 (1. cümle) 5-10 yıl hapis
Vücuda organ veya cisim sokma TCK 102/2 12 yıldan az olmamak üzere hapis
Sarkıntılık + nitelikli hal TCK 102/1 + 102/3 3-7,5 yıl hapis
Temel hal + nitelikli hal TCK 102/1 + 102/3 7,5-15 yıl hapis
Organ/cisim + nitelikli hal TCK 102/2 + 102/3 18 yıldan az olmamak üzere hapis
Ölüm veya bitkisel hayat neticesi TCK 102/5 Ağırlaştırılmış müebbet hapis

Sarkıntılık Düzeyinde Kalan Cinsel Saldırı

Sarkıntılık; cinsel saldırının en hafif biçimi olup 2-5 yıl hapis cezasını gerektirmektedir. Yargıtay içtihadına göre sarkıntılık; ani, kısa süreli ve tek hareketli, mağdur üzerinde fiili kalıcı bir etki bırakmayan davranışları kapsar.

Sarkıntılık Kapsamına Giren Eylemler

  • Mağdurun üzerine sürtünme (genellikle toplu taşıma araçlarında)
  • Kısa süreli, ani dokunma – sarılma girişimi
  • Mahrem bölgeye tek bir dokunuş (süregelen hareket olmaksızın)

Sarkıntılık Kapsamına Girmeyen Eylemler (Temel Hal)

  • Süregelen, tekrarlı veya ısrarcı dokunmalar
  • Öpme (dudaktan veya mahrem bölgeden)
  • Kıyafet içine girme girişimi
  • Uzun süre devam eden vücut teması
  • Mahrem bölgelerden kavrama veya okşama

Sarkıntılık ile Temel Hal Ayrımının Önemi: Bu ayrım ceza aralığını (2-5 yıl ile 5-10 yıl) ve HAGB olasılığını doğrudan etkilemektedir. Yargıtay, sarkıntılık ile temel hal arasındaki sınırı; eylemin süresi, yoğunluğu, tekrarlanıp tekrarlanmadığı ve mağdur üzerindeki etkisi gibi olgusal kriterlerle belirlemektedir.

TCK 102/1 – Temel Cinsel Saldırı (5-10 Yıl)

Temel cinsel saldırı; sarkıntılık düzeyini aşan ancak vücuda girme niteliği taşımayan cinsel davranışlarla mağdurun vücut dokunulmazlığının ihlalidir. Ceza 5 yıldan 10 yıla kadar hapistir.

Bu fıkra kapsamındaki suç şikayete tabidir; mağdurun 6 ay içinde şikayetini bildirmesi gerekmektedir. Eşe karşı işlenme dışındaki tüm hallerde uzlaşma kapsamı dışındadır.

TCK 102/2 – Vücuda Organ veya Cisim Sokma (12 Yıl+)

TCK m. 102/2, cinsel saldırı suçunun en ağır biçimini oluşturmakta; halk arasında tecavüz olarak bilinen vücuda girme eylemini kapsamaktadır. Ceza 12 yıldan az olmamak üzere hapistir; üst sınır kanunda açıkça belirlenmemiş olup nitelikli hallerde ve yargısal takdir yetkisi çerçevesinde 18 yıla ve üzerine çıkabilir.

Vücut Boşluğu Kapsamı

Yargıtay içtihadına göre TCK m. 102/2’nin uygulanabilmesi için organ veya cismin vücut boşluğuna (vajinal, anal, oral) sokulmuş olması gerekmektedir. Vücut yüzeyine yönelik cinsel eylemler bu fıkra kapsamında değil, m. 102/1 kapsamında değerlendirilir.

Eşe Karşı Cinsel Saldırı

TCK m. 102/2’nin son cümlesi uyarınca vücuda organ veya cisim sokma eyleminin eşe karşı gerçekleştirilmesi halinde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikayetine bağlıdır. Bu özel hüküm; evlilik birliğini koruma amacı değil, bu tür davalarda mağdurun iradesine verilen ağırlığı yansıtmaktadır.

Boşanmış Eşe Yönelik Eylem: Eşe karşı cinsel saldırı hükmü, boşanmanın kesinleşmesinden sonra gerçekleştirilen eylemler için uygulanamaz. Boşandıktan sonra gerçekleştirilen eylemler şikayete bağlı olmayan normal TCK m. 102/2 hükmü kapsamında değerlendirilir.

TCK 102/3 – Nitelikli Haller (a-e Bentleri)

TCK m. 102/3’te sayılan nitelikli hallerden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde gerek sarkıntılık (102/1 2. cümle) gerekse temel hal (102/1 1. cümle) ve organ/cisim sokulması (102/2) cezaları yarı oranında artırılır.

Bent Nitelikli Hal Açıklama
a Kendini savunamayacak durumda olan kişiye karşı Uyku hali, bilinç kaybı, ciddi bedensel veya ruhsal özürlülük
b Kamu görevi, vesayet veya hizmet nüfuzunun kötüye kullanılması Öğretmen, işveren, vasi, kamu görevlisi sıfatından yararlanma
c Üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı içindeki kişiye karşı Birinci – ikinci – üçüncü derece akraba ve kayın hısımları
d Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte Ateşli silah, kesici alet ya da iki veya daha fazla failin birlikte eylemi
e Toplu yaşam ortamından yararlanılarak Yurt, kışla, cezaevi, hastane gibi insanların birlikte kaldığı yerler
Ceza Hesaplama Tablosu Tüm Kombinasyonlar

Ceza Hesaplama Tablosu Tüm Kombinasyonlar

Ceza Hesaplama Tablosu – Tüm Kombinasyonlar

Senaryo Temel Ceza Nitelikli Hal (+1/2) Sonuç Aralığı
Sarkıntılık – basit 2-5 yıl 2-5 yıl
Sarkıntılık + silah (102/3-d) 2-5 yıl +1/2 3-7,5 yıl
Temel hal – basit 5-10 yıl 5-10 yıl
Temel hal + savunamaz (102/3-a) 5-10 yıl +1/2 7,5-15 yıl
Temel hal + birden fazla kişi (102/3-d) 5-10 yıl +1/2 7,5-15 yıl
Organ/cisim – basit 12 yıl+ 12 yıl+
Organ/cisim + savunamaz (102/3-a) 12 yıl+ +1/2 18 yıl+
Organ/cisim + silah + birden fazla kişi 12 yıl+ +1/2 + ayrıca 18 yıl+ (yüksek)
Ölüm veya bitkisel hayat neticesi (102/5) Ağırlaştırılmış müebbet

TCK 102/4 – Cebir, Şiddet ve Kasten Yaralama

TCK m. 102/4, suçun işlenmesi sırasında mağdurun direncini kırmak için gereken ölçünün ötesinde cebir kullanılması halinde failin ayrıca kasten yaralama suçundan cezalandırılmasını öngörmektedir.

Yargıtay bu hükmün uygulanabilmesi için kullanılan cebirin mağdurun direncini kırmak amacıyla zorunlu olanın ötesine geçmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Suçun doğasından kaynaklanan ve kaçınılmaz olan cebir bu fıkrayı uygulamaya sokmaz; ancak orantısız şiddet gerçek içtima kapsamında ayrıca cezalandırılır.

TCK 102/5 – Ölüm veya Bitkisel Hayat Neticesi

Cinsel saldırı suçu sonucunda mağdurun bitkisel hayata girmesi veya hayatını kaybetmesi halinde TCK m. 102/5 kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına hükmolunur. Bu hüküm; faillerin ölüm veya bitkisel hayat sonucunu kastediyor olup olmadığına bakılmaksızın, neticesi sebebiyle ağırlaşmış bir suç tipi olarak uygulanır.

Şikayet, Uzlaşma ve Zamanaşımı

Konu TCK 102/1 (Sarkıntılık ve Temel Hal) TCK 102/2 (Organ/Cisim)
Şikayet Şikayete tabi (6 ay) Şikayete tabi (eşe karşı dahil)
Uzlaşma Uzlaşma kapsamı dışı Uzlaşma kapsamı dışı
Dava Zamanaşımı 15 yıl 30 yıl
Görevli Mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi Ağır Ceza Mahkemesi
HAGB Sarkıntılık için mümkün; temel hal için uygulanamaz Uygulanamaz (12 yıl alt sınır)

Tutuklama

Cinsel saldırı suçu, CMK m. 100/3 kapsamında katalog suçlar arasında yer almaktadır. Bu nedenle suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphenin varlığı halinde tutuklama kararı için ayrıca somut bir tutuklama nedeninin (kaçma şüphesi, delil karartma) ispatı çoğu durumda aranmayabilir; kuvvetli şüphe yeterli kabul edilir.

Tutukluluk Süresi: Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren bu suçlarda azami tutukluluk süresi 2 yıldır; ancak zorunluluk halinde bu süre 1 yıl daha uzatılabilir, toplamda 3 yıla kadar tutuklu kalınabilir. Bu nedenle soruşturmanın ilk aşamasından itibaren deneyimli bir İstanbul ceza avukatı ile çalışılması kritik önem taşır.

Mağdurun Beyanı ve Delil Değeri

Cinsel saldırı suçunun çoğu zaman tanıksız ve delilsiz bir ortamda gerçekleştiği gözetildiğinde, mağdurun beyanı en kritik delil niteliği taşımaktadır. Yargıtay, mağdur beyanının tek başına mahkumiyete yeterli olabileceğini kabul etmekle birlikte, bu beyanın son derece titiz bir değerlendirmeden geçmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Mağdurun Beyanının Değerlendirilmesinde Esas Alınan Ölçütler

  • Beyanın tutarsızlıktan uzak olması; savcılık, sorgu ve duruşma aşamalarında uyumlu seyretmesi
  • Hayatın olağan akışıyla örtüşmesi; makul ve inandırıcı nitelik taşıması
  • Mağdurun beyanını destekleyen ya da çürüten maddi delillerin değerlendirilmesi
  • Psikolojik uzman raporu ve sosyal inceleme bulgularının gözetilmesi
  • Beyan öncesinde ve sonrasında mağdurun davranışsal tutumu

Adli Muayene

Cinsel saldırı iddialarında adli tıp muayenesi; biyolojik materyal (DNA, spermatozoa), doku hasarı, kılcal kanama, aktivite izleri ve benzeri bulgular bakımından kritik delil niteliği taşır. Muayenenin mümkün olan en kısa sürede gerçekleştirilmesi delil değerini artırmaktadır.

Adli muayene sonucunun negatif çıkması suçun işlenmediğini kanıtlamaz. Yargıtay pek çok kararında, muayenede fiziksel bulgu bulunmamasının tek başına beraate gerekçe oluşturmadığını belirlemiştir.

Asılsız Suçlama – Cinsel İftira

Gerçeği yansıtmayan cinsel saldırı şikayeti; TCK m. 267 (iftira) kapsamında suç oluşturabilir. Failin şikayetçinin masum olduğunu bilerek hareket etmesi halinde iftira suçundan cezai ve hukuki sorumluluk doğabilir.

Asılsız suçlama iddiasının değerlendirilebilmesi için öncelikle mağdurun cinsel saldırı iddiasından beraat etmesi ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi gerekmektedir. Bu süreç yönetimi de deneyimli bir İstanbul ceza avukatı‘nın rehberliğini gerektirmektedir.

HAGB ve Erteleme

TCK m. 102/1’in sarkıntılık bendinde (2-5 yıl) 2 yıl ve altı ceza belirlendiğinde HAGB teorik olarak mümkün olmakla birlikte cinsel suçlarda uygulamada son derece nadir görülmektedir. Temel cinsel saldırı (5-10 yıl) ve organ/cisim sokulması (12 yıl+) için HAGB ve erteleme yasal olarak mümkün değildir.

Cinsel saldırı davasıyla karşı karşıya mısınız? Uzman bir İstanbul avukat ile şimdi danışın.

Hukuki Danışmanlık Al

TCK 102 Yargıtay Kararları

Yargıtay Ceza Genel KuruluSarkıntılık – Temel Hal Ayrımı
Ani ve Kısa Süreli Dokunma Sarkıntılık; Israrcı ve Süregelen Eylem Temel Hal
Yargıtay CGK, sarkıntılık ile temel hal arasındaki sınırın; eylemin süresine, yoğunluğuna, tekrarlanıp tekrarlanmadığına ve mağdur üzerindeki fiili etkisine göre belirlenmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Ani, tek ve kısa süreli dokunma sarkıntılık kapsamında değerlendirilebilirken; süregelen, ısrarcı veya çoklu cinsel davranışlar temel hal kapsamında değerlendirilmelidir.
Sonuç: Sarkıntılık ile temel hal ayrımı eylemin süresi, yoğunluğu ve devamlılığı bütünlüğünde belirlenir.
Yargıtay 14. Ceza DairesiMağdur Beyanı – Tek Delil
Mağdur Beyanı Tek Başına Mahkumiyete Yeterli Olabilir; Tutarlılık Zorunludur
Davada mağdurun beyanı dışında somut fiziksel delil bulunmadığı ancak mağdurun savcılık, sorgu ve duruşma aşamalarında tutarlı beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. Yargıtay, tutarlı ve inandırıcı mağdur beyanının destekleyici delil olmaksızın da mahkumiyete yetecek düzeyde olabileceğini; ancak beyanın hayatın olağan akışıyla çelişip çelişmediğinin titizlikle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
Sonuç: Tutarlı mağdur beyanı tek başına mahkumiyete yeterlidir; ancak hayatın olağan akışıyla çelişmemesi ve titizlikle değerlendirilmesi zorunludur.
Yargıtay 14. Ceza DairesiAdli Rapor – Negatif Bulgular
Adli Muayenede Negatif Bulgu Suçun İşlenmediğini Kanıtlamaz
Savunma, adli muayenede cinsel saldırıyı destekler nitelikte fiziksel bulgu bulunmadığını ileri sürerek beraate karar verilmesini talep etmiştir. Yargıtay bu savunmayı reddederek adli muayene sonucunun negatif çıkmasının suçun işlenmediği anlamına gelmediğini; birçok cinsel saldırının fiziksel iz bırakmaksızın gerçekleşebileceğini ve delil değerlendirmesinin bu olgu gözetilerek yapılması gerektiğini belirlemiştir.
Sonuç: Adli muayenede fiziksel bulgu olmaması tek başına beraat gerekçesi değildir.
Yargıtay 14. Ceza DairesiRıza – Şüphe Yorumu
Rıza İddiasının Değerlendirilmesinde Şüphe Sanık Lehine Yorumlanır
Sanığın mağdurun rıza gösterdiğini ileri sürdüğü davada rıza iddiasının nasıl değerlendirileceği incelenmiştir. Yargıtay, rızanın gerçek ve özgür irade ürünü olması gerektiğini; baskı, tehdit, alkol ya da uyuşturucu etkisi altında verilen “rıza”nın geçersiz sayılacağını belirlemiştir. Rızanın varlığına ilişkin kuşku sanık lehine yorumlanamaz; rızanın varlığını kanıtlama yükümlülüğü sanığa aittir.
Sonuç: Baskı veya irade dışı koşullar altında verilen rıza geçersizdir; rıza iddiasını ispat yükümlülüğü sanığa aittir.
Yargıtay 14. Ceza DairesiNitelikli Hal – Silah Kullanımı
TCK 102/3-d Silah Nitelikli Halinin Uygulanması İçin Silahın Suç Sırasında Kullanılması Gerekir
Sanığın mağduru eve silahla götürdüğü ancak cinsel saldırı sırasında silahı doğrudan kullanmadığı olayda TCK m. 102/3-d nitelikli halinin uygulanıp uygulanamayacağı tartışılmıştır. Yargıtay, silah nitelikli halinin uygulanabilmesi için silahın suç sırasında tehdit ya da zorlama aracı olarak fiilen kullanılmış olması gerektiğini; yalnızca suç öncesinde var olan silahın bu fıkrayı uygulamaya sokmayacağını belirlemiştir.
Sonuç: TCK 102/3-d için silahın suç sırasında fiilen kullanılması zorunludur; önceki aşamada var olan silah tek başına nitelikli hali oluşturmaz.
Yargıtay 14. Ceza DairesiEşe Karşı Cinsel Saldırı
Eşe Karşı TCK 102/2 – Şikayetin Geri Alınması Davayı Düşürür
Mağdurun eşine karşı cinsel saldırı şikayetini yargılama aşamasında geri aldığı davada kovuşturmanın sürdürülüp sürdürülemeyeceği tartışılmıştır. Yargıtay, TCK m. 102/2 son cümle uyarınca eşe karşı cinsel saldırı suçunun şikayete tabi olduğunu; şikayetin usulüne uygun geri alınması halinde kovuşturmanın durmasına karar verilmesi gerektiğini belirlemiştir.
Sonuç: Eşe karşı TCK 102/2 şikayete tabidir; şikayetin geri alınması kovuşturmayı düşürür.

Özet Tablo – TCK Madde 102

Bilgi Açıklama
Suç Tipi Cinsel Saldırı – Kasıtlı Suç
Korunan Değer Cinsel dokunulmazlık ve bedensel bütünlük
Sarkıntılık (102/1) 2-5 yıl hapis
Temel Hal (102/1) 5-10 yıl hapis
Organ/Cisim Sokma (102/2) 12 yıldan az olmamak üzere hapis
Nitelikli Hal (102/3) Temel ceza + 1/2 artırım
Ölüm/Bitkisel Hayat (102/5) Ağırlaştırılmış müebbet hapis
Şikayet Şikayete tabi (6 ay)
Eşe Karşı Eylem (102/2) Şikayete tabi – geri alınabilir
Uzlaşma Uzlaşma kapsamı dışı
HAGB Sarkıntılıkta (2 yıl altı) mümkün; diğerlerinde uygulanamaz
Dava Zamanaşımı TCK 102/1: 15 yıl – TCK 102/2: 30 yıl
Görevli Mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi
Tutuklama Katalog suç – kuvvetli şüphe yeterli
Resmi Kaynak mevzuat.gov.tr – TCK Madde 102

Sık Sorulan Sorular

Cinsel saldırı suçunun cezası nedir?

Sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırıda 2-5 yıl; temel cinsel saldırıda 5-10 yıl; vücuda organ veya cisim sokulması halinde 12 yıldan az olmamak üzere hapis cezası öngörülmüştür. Nitelikli hallerde ceza yarı oranında artırılır. Ölüm veya bitkisel hayat neticesi gerçekleşirse ağırlaştırılmış müebbet hapis uygulanır.

Sarkıntılık ile cinsel saldırının temel hali arasındaki fark nedir?

Sarkıntılık; ani, kısa süreli ve tek hareketli cinsel davranışlardır. Temel hal ise sarkıntılık düzeyini aşan, süregelen veya ısrarcı nitelikteki cinsel davranışları kapsar. Sarkıntılık 2-5 yıl; temel hal 5-10 yıl hapis gerektirmekte olup ayrımın doğru kurgulanması savunma açısından kritik önem taşır.

Eşe karşı cinsel saldırı şikayete tabi midir?

TCK m. 102/2 son cümle uyarınca vücuda organ veya cisim sokulması biçimindeki cinsel saldırının eşe karşı işlenmesi halinde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikayetine bağlıdır. Şikayetin geri alınması kovuşturmayı düşürür.

Cinsel saldırı suçunda tutuklama mümkün müdür?

Evet. Cinsel saldırı suçu CMK m. 100/3 kapsamında katalog suç niteliğindedir. Suçun işlendiğine dair kuvvetli şüphenin varlığı halinde tutuklama kararı verilebilir; ayrıca somut bir tutuklama nedeninin ispatı çoğu durumda aranmayabilir.

Cinsel saldırı davasında adli muayene sonucu negatif çıktıysa beraat edilir mi?

Hayır. Yargıtay içtihadına göre adli muayenede fiziksel bulgu bulunmaması tek başına beraate gerekçe oluşturmaz. Birçok cinsel saldırı olayı fiziksel iz bırakmaksızın gerçekleşebilmektedir; mağdurun tutarlı beyanı ve diğer deliller muayene sonucundan bağımsız olarak değerlendirilir.

Cinsel saldırı suçunda HAGB alınabilir mi?

Yalnızca sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırıda (102/1) 2 yıl ve altı ceza belirlenirse HAGB teorik olarak mümkün olmakla birlikte cinsel suçlarda uygulamada nadir görülmektedir. Temel cinsel saldırı (5-10 yıl) ve organ/cisim sokulması (12 yıl+) için HAGB ve erteleme yasal olarak mümkün değildir.

Cinsel saldırı şikayeti gerçek değilse ne yapılabilir?

Asılsız cinsel saldırı şikayeti TCK m. 267 kapsamında iftira suçunu oluşturabilir. Bu yola başvurabilmek için önce şikayete konu dava hakkında beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı alınması gerekmektedir. Sürecin doğru yönetilmesi için deneyimli bir İstanbul avukat desteği son derece önemlidir.

Yazarlar Hakkında

Bu içerik, AEK Hukuk bünyesindeki avukatlar tarafından hazırlanmış ve mesleki uzmanlık çerçevesinde denetlenmiştir.

Av. Turgut Ekrem

Av. Turgut Ekrem

Kurucu Ortak – Ceza Hukuku

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2019). Marmara Üniversitesi Özel Hukuk Yüksek Lisans öğrencisi. Ceza Hukuku ve AYM/AİHM bireysel başvurularında uzman. AEK Hukuk kurucu ortağı.

Av. Mehmet Salih Ayyıldız

Av. Mehmet Salih Ayyıldız

Kurucu Ortak – Ticaret ve Vergi Hukuku

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2019). İstanbul Üniversitesi Özel Hukuk Yüksek Lisans öğrencisi. Ticaret Hukuku, Gayrimenkul Hukuku ve Vergi Hukuku uzmanı. AEK Hukuk kurucu ortağı.

Cinsel Saldırı Davalarında Yanınızdayız

Mağdur ya da sanık sıfatıyla; soruşturmanın ilk saatinden duruşma savunmasına, tutukluluk itirazından nitelik değerlendirmesine kadar her aşamada deneyimli ekibimizle yanınızdayız.

İstanbul Ceza Avukatı – AEK Hukuk

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ankara Avukat Ankara Çekişmeli Boşanma Avukatı Kült Avukatlık Sakarya Avukat Uzman Mütalaası İstanbul Avukat Ankara Boşanma Avukatı İzmir Ceza Avukatı Kripto Para Avukatı