Genel
Yüzünü Örtmek Suçu

2911 sayılı Kanun 33. madde cezası; toplantı ve gösteri yürüyüşlerine tehlikeli maddeler taşıyarak ya da kimliğini gizlemek amacıyla yüzünü örterek katılmayı kapsamaktadır. Tehlikeli maddelerle gösteri yürüyüşüne katılma suçu ile yüzünü örtmek suretiyle toplantı ve yürüyüşe katılmak suçu; m. 33/a kapsamında iki yıl altı aydan dört yıla kadar hapis cezasıyla karşılık bulmaktadır. Yasadışı amblem veya pankart taşımak ise m. 33/b kapsamında altı aydan üç yıla kadar hapis cezası gerektirmektedir.

2911 Sayılı Kanun Madde 33 – Kanun Metni

2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu

Madde 33 – Tehlikeli Maddeler veya Yüz Kapatma ile Katılma
m. 33/a – Tehlikeli Araç / Yüz Örtme (2 Yıl 6 Ay – 4 Yıl)Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine; ateşli silahlar veya havai fişek, molotof ve benzeri el yapımı olanlar dâhil patlayıcı maddeler veya her türlü kesici, delici aletler veya taş, sopa, demir ve lastik çubuklar, boğma teli veya zincir, demir bilye ve sapan gibi bereleyici ve boğucu araçlar veya yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı eczalar veya diğer her türlü zehirler veya her türlü sis, gaz ve benzeri maddeler taşıyarak veya kimliklerini gizlemek amacıyla yüzlerini tamamen veya kısmen bez vesair unsurlarla örterek katılanlar iki yıl altı aydan dört yıla kadar,

m. 33/b – Yasadışı Amblem / Pankart / Slogan (6 Ay – 3 Yıl)Yasadışı örgüt ve topluluklara ait amblem ve işaret taşıyarak veya bu işaret ve amblemleri üzerinde bulunduran üniformayı andırır giysiler giyerek katılanlar ile kanunların suç saydığı nitelik taşıyan afiş, pankart, döviz, resim, levha, araç ve gereçler taşıyarak veya bu nitelikte sloganlar söyleyerek veya ses cihazları ile yayınlayarak katılanlar altı aydan üç yıla kadar, hapis cezası ile cezalandırılırlar.

m. 33/son – m. 32 ile Gerçek İçtimaToplantı ve gösteri yürüyüşünün kanuna aykırı olması halinde ve dağılmamak için direnildiği takdirde, ayrıca 32. madde hükümlerine göre cezaya hükmolunur.

2911 Sayılı Kanun 33. Madde Kapsamındaki Suçlar Nedir?

2911 sayılı Kanun m. 33; toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılımın iki özel nitelikli şeklini suç olarak tanımlamaktadır. Bu düzenleme; 2015 yılında yapılan yasal değişiklikle genişletilerek hem taşınan araçların kapsamı genişletilmiş hem de kimliği gizlemek amacıyla yüz kapatma eylemi ayrıca suç haline getirilmiştir.

m. 33’ün uygulama alanı şu iki temel davranışı kapsamaktadır: tehlikeli maddelerle gösteri yürüyüşüne katılma suçu ile kimliği gizlemek amacıyla yüzün kapatılması suçu. Her iki eylem m. 33/a kapsamında eşit ceza yaptırımına tabidir; bu nedenle uygulamada çoğunlukla aynı davada birlikte değerlendirilmektedir.

m. 33/a – Tehlikeli Maddelerle Gösteri Yürüyüşüne Katılma Suçu

m. 33/a; toplantı ve gösteri yürüyüşlerine aşağıdaki maddeleri taşıyarak katılmayı suç olarak düzenlemektedir. “Taşımak” fiilinin suçu oluşturabilmesi için bu maddelerin kullanılması aranmamaktadır; üzerinde bulundurma tek başına suç için yeterlidir.

Madde Kapsamındaki Araçlar – Tam Liste

  • Ateşli silahlar – her türlü ateşli silah
  • Havai fişek – el yapımı olup olmadığına bakılmaksızın
  • Molotof ve benzeri el yapımı patlayıcılar – benzeri ifadesi geniş yorumlanmaktadır
  • Her türlü kesici, delici aletler – bıçak, maket bıçağı, kargı, sivri uçlu aletler
  • Taş – madde metninde açıkça sayılmaktadır
  • Sopa, demir ve lastik çubuklar
  • Boğma teli veya zincir
  • Demir bilye ve sapan – 2015 değişikliğiyle eklenen yeni araçlar
  • Bereleyici ve boğucu araçlar – benzeri araçları da kapsar
  • Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı eczalar
  • Diğer her türlü zehirler
  • Her türlü sis, gaz ve benzeri maddeler – biber gazı dahil

2015 Değişikliğinin Önemi: 2015 yılında yapılan değişiklikle listeye havai fişek, molotof ve benzeri el yapımı patlayıcılar; demir bilye ve sapan eklenmiştir. Bu genişleme; uygulamada “toplantı ve yürüyüşte taş sapan havai fişek taşımak” eylemlerinin tamamını suç kapsamına almıştır. Değişiklik öncesinde yalnızca “taş” sayılırken, sapanın ayrıca eklenmesi maddenin uygulama alanını önemli ölçüde genişletmiştir.

Taş, Sapan, Havai Fişek, Molotof – Hangi Araçlar Suç Oluşturur?

Toplantı ve yürüyüşte taş sapan havai fişek taşımak uygulamada en fazla karşılaşılan m. 33/a senaryolarıdır. Bu araçların her birinin hukuki değerlendirmesi ayrı incelenmelidir.

Taş

Taş; 2911 sayılı Kanun m. 33/a’da açıkça sayılmaktadır. Yargıtay içtihadına göre taş taşımak ya da üzerinde taş bulundurmak, bu taşın yere konulmuş olup olmadığından bağımsız olarak suç oluşturabilmektedir. Bununla birlikte, kişinin üzerinde taş bulunduğunu bilmediği ya da taşın gündelik kullanım amacıyla taşındığı savunmaları kastı zayıflatan savunma argümanları olarak gündeme gelebilmektedir.

Sapan

Sapan; 2015 değişikliğiyle listeye girmiştir. Daha önce sapan taşımak bu madde kapsamında değerlendirilemiyordu. Değişiklikten sonra sapan; açıkça “demir bilye ve sapan” olarak sayıldığından, üzerinde sapan bulunduran kişi m. 33/a kapsamında yargılanmaktadır.

Havai Fişek

Havai fişek; 2015 değişikliğiyle kapsama alınmıştır. “El yapımı olanlar dahil” ifadesi; endüstriyel üretim havai fişekleri de bu kapsamda tutmaktadır. Özellikle gösteri yürüyüşlerinde havai fişek yakma veya taşıma; ayrıca 6831 sayılı Kanun kapsamında yangın tehlikesi değerlendirmesine de konu olabilmektedir.

Molotof

“Molotof ve benzeri el yapımı patlayıcılar” ifadesi; geniş yoruma açıktır. Mahkemeler bu hükmü uygularken; içinde yanıcı sıvı bulunan kapalı bir kap ya da bu amaca özgü herhangi bir yapıyı “benzeri el yapımı patlayıcı” sayabilmektedir. Molotof taşımak eylemi; ayrıca TCK kapsamındaki patlayıcı madde suçları yönünden de değerlendirmeye konu olabilmektedir.

Yüzünü Örtmek Suretiyle Toplantı ve Yürüyüşe Katılmak

Yüzünü Örtmek Suretiyle Toplantı ve Yürüyüşe Katılmak

Yüzünü Örtmek Suretiyle Toplantı ve Yürüyüşe Katılmak – Özel Kast

2911 sayılı Kanun m. 33/a’nın ikinci seçimlik hareketi olan kimliği gizlemek amacıyla yüzün kapatılması suçu; rakip içeriklerin büyük çoğunluğunun üzerinde yeterince durmadığı önemli bir konudur.

Suçun Oluşması İçin Gereken Özel Kast

Yüz örtmenin m. 33/a kapsamında suç oluşturabilmesi için kanun metninde açıkça aranmış olan özel kast unsuru gerçekleşmelidir: failin yüzünü kimliğini gizlemek amacıyla örtmüş olması zorunludur.

Bu özel kastın bulunmadığına ilişkin savunmalar uygulamada sıklıkla gündeme gelmektedir:

  • Soğuk havada ısınmak amacıyla atkı veya eşarp takılması
  • Kolluk tarafından kullanılan biber gazı veya tazyikli sudan korunmak amacıyla maske takılması
  • Solunum rahatsızlığı nedeniyle maske kullanılması
  • Dini veya kültürel nedenlerle yüz örtülmesi
  • Protestonun anlatım biçimi olarak maske veya kostüm giyilmesi

İspat Sorunu ve Savunma Stratejisi: Mahkemeler özel kastı doğrudan ispat yerine dolaylı olgulardan çıkarsayarak belirleme yoluna gitmektedir. Yüz örtmenin kim olduğunu gizlemeye hizmet edip etmediği; kişinin davranışları, toplantının niteliği ve örtünün kullanım biçimi bir bütün olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle yüz örtme eyleminin kimlik gizleme kastından bağımsız bir nedene dayandığının somut olgularla ortaya konulması; en etkin savunma stratejisidir.

Yüzün Kısmen Örtülmesi Yeterli Midir?

Kanun metni; yüzün “tamamen veya kısmen” örtülmesini suç kapsamında saymaktadır. Dolayısıyla alnın, çenenin veya burun ile ağzın kısmen örtülmesi de bu suçun maddi unsurunun oluşması bakımından yeterli görülmektedir. Önemli olan; örtmenin kimlik gizleme kastıyla gerçekleştirildiğinin saptanmasıdır.

m. 33/b – Yasadışı Amblem, Pankart ve Slogan Taşıma Suçu

m. 33/b; m. 33/a’dan hem içerik hem de ceza miktarı bakımından ayrışmaktadır. Bu fıkra kapsamındaki eylemler şunlardır:

  • Yasadışı örgüt amblemi veya işareti taşımak – örgütün yasadışı olması zorunludur
  • Üniformayı andırır giysiler giymek – yasadışı örgüt amblemini taşıyan kıyafetler
  • Yasadışı nitelikli afiş, pankart, döviz, resim, levha taşımak – kanunların suç saydığı nitelikte olmalıdır
  • Yasadışı nitelikte slogan söylemek
  • Ses cihazları ile yasadışı içerik yayınlamak

m. 33/b ile 3713 sayılı TMK m. 7/2 Ayrımı: Yasadışı örgüt propagandası yapma; 3713 sayılı TMK m. 7/2 kapsamında ayrıca düzenlenmektedir. m. 33/b ile TMK m. 7/2 arasındaki sınır; suçun unsurları ve ispat kriterleri bakımından dikkatli bir hukuki değerlendirmeyi gerektirmektedir. İki suç arasında gerçek içtima uygulanıp uygulanamayacağı; somut olayın koşullarına göre belirlenmelidir.

Kanuna Aykırı Toplantı Ön Şartı ve m. 32 ile İlişki

2911 sayılı Kanun m. 33 kapsamındaki suçların oluşması için, doktrinde ve Yargıtay içtihadında tartışmalı olmakla birlikte, toplantının kanuna aykırı nitelik taşımasının ön şart olup olmadığı önemli bir sorundur.

m. 33/son uyarınca; toplantı ve gösteri yürüyüşünün kanuna aykırı olması halinde ve dağılmamak için direnildiği takdirde ayrıca m. 32 hükümlerine göre de ceza verilmektedir. Bu düzenleme; m. 33’ün kanuna uygun toplantılarda da uygulanabileceğini, ancak kanuna aykırı toplantılarda m. 32 ile gerçek içtima yapılacağını ortaya koymaktadır.

2911 sayılı Kanun m. 33 kapsamında suçlamayla mı karşılaştınız? Hemen bir İstanbul ceza avukatı ile görüşün.

Hukuki Danışmanlık Al

Suçun Unsurları – Fail, Fiil ve Kast

Fail

m. 33 kapsamındaki suçlar özgü suç niteliği taşımamaktadır; herhangi bir kişi fail olabilmektedir. Toplantıyı düzenleyen ya da yönetenler; suça iştirak hükümleri çerçevesinde ayrıca sorumlu tutulabilmektedir.

Fiil

m. 33/a için fiil; sayılan maddeleri taşıyarak ya da yüzünü örterek toplantı veya gösteri yürüyüşüne katılmaktır. m. 33/b için fiil; yasadışı amblem, pankart taşımak ya da yasadışı slogan söylemektir.

Kast

Suç genel kast ile işlenebilmektedir; ancak yüz örtme eyleminde kimlik gizleme amacına yönelik özel kast aranmaktadır. Maddeleri taşıma eyleminde ise suçun oluşması için bu maddelerin kullanılması ya da zarar verme amacı taşınması gerekmemektedir.

2911 Sayılı Kanun 33. Madde Ceza Tablosu

Suç Hali Madde Ceza HAGB Erteleme
Tehlikeli araç taşıyarak katılmak m. 33/a 2 yıl 6 ay – 4 yıl hapis Uygulanamaz Uygulanamaz
Yüzünü örterek katılmak (kimlik gizleme) m. 33/a 2 yıl 6 ay – 4 yıl hapis Uygulanamaz Uygulanamaz
Tehlikeli araç + yüz örtme (her ikisi de) m. 33/a 2 yıl 6 ay – 4 yıl hapis (tek suç) Uygulanamaz Uygulanamaz
Yasadışı amblem veya pankart taşımak m. 33/b 6 ay – 3 yıl hapis Mahkeme 2 yıl altı verirse mümkün Mahkeme 2 yıl altı verirse mümkün
m. 33 + kanuna aykırı toplantıda direnme m. 33/son + m. 32 Gerçek içtima – ayrıca 6 ay – 3 yıl ek Koşullara göre Koşullara göre
m. 33 + TMK m. 7/2 (örgüt propagandası) m. 33/b + TMK m. 7/2 Gerçek içtima – TMK ayrıca uygulanır TMK kapsamında uygulanamaz TMK kapsamında kısıtlı

2911 Sayılı Kanuna Muhalefet Ertelenir mi – HAGB Uygulanır mı?

2911 sayılı kanuna muhalefet ertelenir mi ve HAGB uygulanır mı soruları; hangi fıkra kapsamında yargılandığına bağlı olarak farklı yanıtlar gerektirmektedir.

m. 33/a (2.5 – 4 Yıl) – HAGB ve Erteleme Uygulanamaz

m. 33/a kapsamındaki tehlikeli araç taşıma veya yüz örtme suçunun alt sınırı 2 yıl 6 ay hapis cezasıdır. HAGB uygulanabilmesi için mahkemenin 2 yıl ve altında ceza belirlemesi gerekmekte; erteleme için ise 2 yılı geçmemesi şartı aranmaktadır. m. 33/a’nın alt sınırı her iki eşiği de aştığından; HAGB ve erteleme kesinlikle uygulanamaz.

m. 33/b (6 Ay – 3 Yıl) – Koşullara Bağlı

m. 33/b kapsamındaki suçta mahkemenin belirleyeceği cezaya göre farklı sonuçlar ortaya çıkabilmektedir:

  • HAGB: Mahkeme 2 yıl veya daha az ceza belirlerse ve diğer koşullar da sağlanıyorsa uygulanabilir. Ancak mahkemenin 2 yılı aşan ceza belirlemesi halinde HAGB mümkün değildir.
  • Erteleme: Mahkeme 2 yıl veya daha az ceza belirlerse ve sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti yoksa uygulanabilir.

Önemli Uyarı – TMK Kapsamı: Suçun 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında değerlendirilmesi halinde; gerek HAGB gerek erteleme uygulanması çok daha kısıtlı bir hal almakta ya da tamamen imkansız hale gelebilmektedir. TMK kapsamındaki suçlarda infaz hükümleri de farklı uygulanmaktadır.

3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu Kapsamında İşlenmesi

2911 sayılı Kanun m. 33 kapsamındaki suçların 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki bir suçla birlikte işlenmesi ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirilmesi halinde; yargılama ve ceza önemli ölçüde ağırlaşmaktadır.

TMK m. 7/2 ile Birlikte Değerlendirme

Toplantı veya gösteri yürüyüşünde yasadışı örgüt adına slogan atılması, örgüt propagandası yapılması ya da örgüt amblemi taşınması; hem m. 33/b hem de 3713 sayılı TMK m. 7/2 kapsamında gerçek içtima oluşturabilmektedir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi kararları; bu iki suçun birlikte uygulandığı hallerde infazın TMK m. 107/4 çerçevesinde düzenleneceğini belirlemiştir.

TMK Kapsamındaki Etkileri

  • Ceza miktarı belirgin biçimde artmaktadır
  • İnfaz koşulları ağırlaşmaktadır – cezanın dörtte üçü çekilmeden şartlı tahliye mümkün değildir
  • HAGB ve erteleme büyük ölçüde imkansız hale gelmektedir
  • Görevli mahkeme değişebilmektedir

Uzlaşma, Şikayet ve Zamanaşımı

Konu m. 33/a m. 33/b
Şikayet Şartı Re’sen soruşturulur Re’sen soruşturulur
Uzlaşma Kapsam dışı Kapsam dışı
Dava Zamanaşımı 8 yıl 8 yıl
Görevli Mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi Asliye Ceza Mahkemesi
TMK ile birlikte ise Özel yetkili mahkeme Özel yetkili mahkeme
Tutukluluk CMK kapsamında mümkün CMK kapsamında mümkün

Savunma Stratejileri

1. Özel Kastın Çürütülmesi – Yüz Örtme Davalarında En Güçlü Savunma

Kimliği gizlemek amacıyla yüzün kapatılması suçunda en etkili savunma; yüz örtmenin kimlik gizleme kastından değil başka bir nedenle (soğuk, gaz, solunum rahatsızlığı, dini inanç, kostüm) gerçekleştirildiğinin somut olgularla ortaya konulmasıdır.

2. Araçların Bilgi Dışında Bulunması

Tehlikeli araç taşıma suçunda; kişinin üzerindeki aracın varlığından haberdar olmadığının savunulması kastı ortadan kaldırabilir. Örneğin başkasının çantasında taşınan bir maddenin farkında olmadığını ispatlayan sanık; suçtan kurtulabilmektedir.

3. Araçların Gündelik Kullanım Amacı

Özellikle taş ve benzeri maddeler söz konusu olduğunda; bu araçların toplantıyla ilgisiz günlük bir amaçla taşındığının ortaya konulması suçun kastı bakımından belirleyici olabilmektedir.

4. Toplantının Barışçıl Niteliği – AİHM ve AYM İçtihadı

Anayasa Mahkemesi ve AİHM içtihatları; yalnızca toplantıya katılma olgusundan hareketle mahkumiyet verilmemesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Toplantının barışçıl niteliği, failin şiddet eylemlerine katılmamış olması ve kamu düzeni bakımından ciddi bir tehdit oluşturulmadığı savunmaları; beraat ya da daha hafif nitelendirme sonuçlarını doğurabilmektedir.

5. m. 33/b’de Pankartın Yasadışı Niteliğine İtiraz

m. 33/b’nin uygulanabilmesi için taşınan afiş, pankart veya levhanın “kanunların suç saydığı nitelik” taşıması gerekmektedir. Bu nitelendirmeye itiraz edilmesi; suçun oluşmadığını ya da farklı bir suç tipinin oluştuğunu savunma imkanı doğurabilmektedir.

Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararları

Yargıtay Kararları

Yargıtay 16. Ceza DairesiK. 2016/4255
m. 32 Kapsamında Direnme Suçunun Oluşması İçin Zor Kullanmaya Rağmen Dağılmama Zorunludur
Kanuna aykırı toplantıya katılan sanıkla ilgili m. 32 kapsamında direnme suçunun oluşup oluşmadığının tartışıldığı davada Yargıtay 16. Ceza Dairesi; bu suçun oluşabilmesi için sırasıyla kanuna aykırı toplantıya katılma, ihtar, ihtara rağmen dağılmama ve kolluğun zor kullanması ile zor kullanmaya rağmen dağılmamakta ısrar etme koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerektiğini belirlemiştir. Topluluğun kendiliğinden dağılması halinde suç oluşmaz.
Sonuç: m. 32 kapsamında direnme suçu için zor kullanmaya rağmen dağılmama zorunlu unsurdur; bu unsur gerçekleşmeden m. 33 ile içtima yapılamaz.
Yargıtay 1. Ceza DairesiE. 2022/1344 – K. 2022/2363
2911 Sayılı Kanuna Muhalefet Suçunun TMK Kapsamında İşlenmesi Halinde İnfaz TMK m. 107/4 Çerçevesinde Düzenlenir
Sanığın PKK/KCK terör örgütünü övücü pankartın arkasında yürüyüşe katılarak örgüt propagandası yaptığı ve dağılma emrine uymadığı davada Yargıtay 1. Ceza Dairesi; 2911 sayılı Kanuna muhalefet ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarının 3713 sayılı TMK m. 7/2 ile birlikte örgüt faaliyeti kapsamında işlendiğini belirlemiş ve infazın TMK m. 107/4 çerçevesinde yapılması gerektiğine hükmetmiştir.
Sonuç: 2911 sayılı Kanun m. 33/b ile TMK m. 7/2 birlikte gerçekleştiğinde infaz TMK m. 107/4 çerçevesinde düzenlenir; bu durum cezanın büyük bölümünün infazını zorunlu kılar.
Yargıtay CGKE. 2014/9-147 – K. 2014/376
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri İfade Özgürlüğünün Kolektif Kullanımıdır; Barışçıl Gösterilere Hoşgörü Gösterilmelidir
Toplantıya katılmanın ifade özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin tartışıldığı davada Yargıtay CGK; toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin ifade özgürlüğünün kolektif kullanım biçimi olduğunu, AİHM içtihatları doğrultusunda barışçıl gösterilere hoşgörü gösterilmesi gerektiğini belirlemiştir. Bu karar; m. 33 kapsamındaki yargılamalarda barışçıllık savunmasının dayanağını oluşturmaktadır.
Sonuç: Barışçıl niteliğini koruyan toplantıya katılımın suç sayılması; AİHM ve AYM içtihatları ile Yargıtay CGK kararları çerçevesinde sınırlandırılmıştır.
Yargıtay 8. Ceza DairesiK. 1997/11621
Demokratik Hakların Kullanılmasına Yönelik Eylemler 2911 Sayılı Kanun Kapsamında Suç Oluşturmaz
Domates üreticilerinin Ziraat Odası Başkanı önderliğinde karayolunu kısmen kapatarak bildirim olmaksızın toplanmaları ile ilgili davada Yargıtay 8. Ceza Dairesi; sanıkların eyleminin demokratik hakların elde edilmesine yönelik olduğunu, eylemin amaca ulaşması üzerine sanıkların kendiliğinden dağıldığını ve 2911 sayılı Kanundaki suçların unsurlarının oluşmadığını belirlemiştir.
Sonuç: Şiddet içermeyen, demokratik hakların kullanımına yönelik, kendiliğinden dağılan toplantılara yönelik m. 33 ve diğer maddeler uygulanamaz.
Yargıtay 16. Ceza DairesiÖzel Kast – Yüz Örtme
Yüz Örtmenin Kimlik Gizleme Kastından Bağımsız Nedene Dayanması Suçu Oluşturmaz
Sanığın toplantıda yüzünü örterek katılması nedeniyle m. 33/a’dan yargılandığı davada Yargıtay; m. 33/a’daki yüz örtme eyleminin suç sayılabilmesi için failin bu eylemi “kimliklerini gizlemek amacıyla” gerçekleştirmesi gerektiğini, özel kastın bulunmadığı hallerde suçun oluşmayacağını belirlemiştir. Soğuktan korunmak ya da gaz etkisini azaltmak amacıyla yüz örtmek bu kastı karşılamaz.
Sonuç: Yüz örtme eyleminde kimlik gizleme kastının ispatlanması zorunludur; özel kast olmadan m. 33/a uygulanamaz.
AYM – Bireysel BaşvuruBaşvuru No. 2013/2394
Barışçıl Göstericilerin Bildirim Yapılmaması Gerekçesiyle Mahkum Edilmesi Anayasa m. 34 İhlalidir
Anayasa Mahkemesi; barışçıl bir basın açıklaması eylemine katılan başvurucunun 2911 sayılı Kanun m. 32 uyarınca mahkum edilmesinin Anayasa m. 34 kapsamında güvence altındaki toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkını ihlal ettiğini belirlemiştir. Yalnızca bildirim yapılmamış olması; barışçıl gösteriyi dağıtmanın ve katılımcıları mahkum etmenin gerekçesi olamaz.
Sonuç: 2911 sayılı Kanun kapsamındaki suçlamalarda barışçıl nitelik ve ölçülülük ilkesi gözetilmeden verilen mahkumiyet kararları Anayasa m. 34 ihlali oluşturabilir.

Özet Tablo – 2911 Sayılı Kanun m. 33

Bilgi m. 33/a m. 33/b
Yasal Dayanak 2911 Sayılı Kanun m. 33/a 2911 Sayılı Kanun m. 33/b
Suç Eylemleri Tehlikeli araç taşıma veya yüz örtme Yasadışı amblem/pankart/slogan
Hapis Cezası 2 yıl 6 ay – 4 yıl 6 ay – 3 yıl
HAGB Uygulanamaz Koşullu mümkün (2 yıl altı)
Erteleme Uygulanamaz Koşullu mümkün (2 yıl altı)
Uzlaşma Kapsam dışı Kapsam dışı
Şikayet Re’sen soruşturulur Re’sen soruşturulur
Zamanaşımı 8 yıl 8 yıl
Görevli Mahkeme Asliye Ceza (TMK ile özel yetkili) Asliye Ceza (TMK ile özel yetkili)
Özel Kast Yüz örtmede zorunlu Genel kast yeterli
Resmi Kaynak mevzuat.gov.tr – 2911 Sayılı Kanun

Sık Sorulan Sorular

2911 sayılı kanun 33. madde cezası nedir?

2911 sayılı kanun 33. madde cezası; suçun hangi fıkrası kapsamında değerlendirildiğine göre değişmektedir. m. 33/a kapsamındaki tehlikeli maddelerle gösteri yürüyüşüne katılma suçu ile yüzünü örtmek suretiyle toplantı ve yürüyüşe katılmak suçu için iki yıl altı aydan dört yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. m. 33/b kapsamındaki yasadışı amblem veya pankart taşıma suçu için ise altı aydan üç yıla kadar hapis cezası belirlenmiştir.

Yüzünü örtmek suretiyle toplantı ve yürüyüşe katılmak her durumda suç mudur?

Hayır. 2911 sayılı Kanun m. 33/a; yüz örtme eylemini yalnızca “kimliklerini gizlemek amacıyla” yapıldığı hallerde suç saymaktadır. Soğuktan korunmak, biber gazından etkilenmemek, solunum rahatsızlığı ya da dini/kültürel nedenlerle yüz örtülmesi; kimlik gizleme kastını karşılamamaktadır. Bu özel kastın bulunmadığının somut olgularla ortaya konulması; beraat sonucunu doğurabilmektedir.

2911 sayılı kanuna muhalefet ertelenir mi?

2911 sayılı kanuna muhalefet ertelenir mi sorusu; hangi madde kapsamında yargılandığına bağlıdır. m. 33/a (2 yıl 6 ay – 4 yıl) için alt sınır 2 yılı aştığından erteleme kesinlikle uygulanamaz. m. 33/b (6 ay – 3 yıl) için mahkemenin 2 yıl ve altı ceza belirlediği hallerde erteleme teorik olarak mümkündür. Suçun 3713 sayılı TMK kapsamında değerlendirilmesi halinde erteleme imkânı büyük ölçüde ortadan kalkmaktadır.

HAGB 2911 sayılı kanun m. 33 suçuna uygulanır mı?

m. 33/a kapsamındaki suça HAGB kesinlikle uygulanamaz; zira alt sınır 2 yıl 6 ay hapis olup HAGB uygulanabilmesi için mahkemenin 2 yıl ve altında ceza belirlemesi gerekmektedir. m. 33/b kapsamındaki suça ise mahkemenin 2 yıl veya altında ceza belirlediği hallerde ve sanığın bu suçtan daha önce mahkumiyeti bulunmadığı koşullarda HAGB uygulanabilmektedir.

Toplantı ve yürüyüşte taş sapan havai fişek taşımak neden suçtur?

Toplantı ve yürüyüşte taş sapan havai fişek taşımak; 2911 sayılı Kanun m. 33/a kapsamında açıkça suç olarak düzenlenmiştir. 2015 yılında yapılan değişiklikle havai fişek, molotof, demir bilye ve sapan bu listeye eklenmiştir. Madde; bu araçların kullanılmasını değil, yalnızca toplantıya bu araçlarla katılmayı ve üzerinde bulundurmayı suç olarak tanımlamaktadır. Bu nedenle söz konusu araçların aktif olarak kullanılmamış olması; suçun oluşmasını engellemez.

Kimliği gizlemek amacıyla yüzün kapatılması suçunda kastı nasıl çürütebilirim?

Kimliği gizlemek amacıyla yüzün kapatılması suçunda kastın çürütülmesi için; yüz örtmenin farklı bir nedene dayandığını gösteren somut olgular ortaya konulmalıdır. Toplantı öncesinde veya sırasında biber gazı kullanılması, sanığın kronik solunum rahatsızlığının belgelenmesi, örtünün kimliği gizlemeye elverişli olmadığının gösterilmesi ya da örtünün performatif/kostüm amaçlı olduğunun kanıtlanması; kimlik gizleme kastını çürütmeye hizmet eden savunma araçlarındandır.

m. 33/b kapsamındaki suçta pankartın yasadışı niteliği nasıl belirlenir?

m. 33/b’nin uygulanabilmesi için taşınan pankart veya levhanın “kanunların suç saydığı nitelik” taşıması gerekmektedir. Bu nitelendirme; pankartın içeriğinin başlı başına bir suç oluşturup oluşturmadığına, özellikle terör örgütü propagandası (TMK m. 7/2) ya da TCK kapsamında başka bir suç teşkil edip etmediğine göre belirlenmektedir. Yalnızca eleştirel ya da siyasi içerikli pankartlar; şiddet içermedikçe bu kapsama girmemektedir.

2911 sayılı Kanun m. 33 davalarında avukat tutmak neden önemlidir?

2911 sayılı Kanun m. 33 davalarında İstanbul ceza avukatı ile çalışmak; birden fazla kritik konuda belirleyicidir. m. 33/a ile m. 33/b arasındaki ayrım, TMK kapsamına girip girmeme, yüz örtmede özel kastın çürütülmesi, HAGB ve erteleme imkanlarının değerlendirilmesi ve AİHM/AYM içtihatlarına dayanan beraat savunması; her biri uzman hukuki bilgi gerektiren konulardır. Kartal Ceza Avukatı olarak hizmet veren ekibimiz, bu davalar konusunda deneyime sahiptir.

Yazarlar Hakkında

Bu içerik, AEK Hukuk bünyesindeki avukatlar tarafından hazırlanmış ve mesleki uzmanlık çerçevesinde denetlenmiştir.

Av. Turgut Ekrem

Av. Turgut Ekrem

Kurucu Ortak – Ceza Hukuku

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2019). Marmara Üniversitesi Özel Hukuk Yüksek Lisans öğrencisi. Ceza Hukuku ve AYM/AİHM bireysel başvurularında uzman. AEK Hukuk kurucu ortağı.

Av. Mehmet Salih Ayyıldız

Av. Mehmet Salih Ayyıldız

Kurucu Ortak – Ticaret ve Vergi Hukuku

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu (2019). İstanbul Üniversitesi Özel Hukuk Yüksek Lisans öğrencisi. Ticaret Hukuku, Gayrimenkul Hukuku ve Vergi Hukuku uzmanı. AEK Hukuk kurucu ortağı.

2911 Sayılı Kanun m. 33 Davalarında Yanınızdayız

Tehlikeli araç taşıma veya yüz örtme suçlamalarından kimlik gizleme kastının çürütülmesine, m. 33/a ile m. 33/b ayrımından TMK kapsamı değerlendirmesine, HAGB ve erteleme imkanlarından AİHM başvurusuna kadar her aşamada yanınızdayız.

İstanbul Ceza Avukatı – AEK Hukuk

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ankara Avukat Ankara Çekişmeli Boşanma Avukatı Kült Avukatlık Sakarya Avukat Uzman Mütalaası İstanbul Avukat Ankara Boşanma Avukatı İzmir Ceza Avukatı Kripto Para Avukatı